Yargıtay 9. HD · E. 2019/2537, K. 2019/17556
Konu: Geçerli / Hakli Neden · Karar Tarihi: 08.10.2019
← İş Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: İş Hukuku
Karardan çıkan ilke: Haklı neden ile geçerli neden ayrı eşiklerdir; güveni sarsan durum haklı neden olmasa da geçerli fesih sayılabilir.
Kararın Tam Metni
Daire: 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2537
Karar No: 2019/17556
Karar Tarihi: 08.10.2019
9. Hukuk Dairesi 2019/2537 E. , 2019/17556 K.
MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini
istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi;
A-Davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. Tic. A.Ş. avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
B-Davalı ... avukatının istinaf başvurusunu esas yönünden reddetmiş, harç yönünden kabul ederek,
gerekli düzeltme yaparak yeniden hüküm kurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalılar avukatları
tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor
dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/04/2013-04/02/2016 tarihleri arasında alt işveren ... Koruma ve Eğt. Hiz.
Tic. A.Ş. personeli olarak Kocaeli Kadın Konukevi'nde güvenlik görevlisi sıfatıyla çalıştığını, iş akdinin
Kadın Konukevi'nde meydana gelen bazı hukuk dışı eylemlerin basına yansıması sonrası, bildirimin
davacı tarafından yapıldığı iddiasıyla işveren tarafından feshedildiğini, fesih gerekçesinin gerçeğe aykırı
olduğunu iddia ederek davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, dava konusu iş ilişkisinde müvekkili İdare'nin ihale makamı konumunda olduğunu,
asıl işverenin davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. Tic. A.Ş. olduğunu, davacının işini ihmal ve istismar
ettiğinin özlük dosyasında yer alan tutanaklarla sabit olduğunu, Bizim Kocaeli Gazetesi Köşe Yazarı
Güngör Arslan'ın 04/02/2016 tarihinde "Sığınma Evine Dikkat" başlıklı yazısındaki iddialar üzerine 6284
sayılı Yasa'nın 32. maddesinde belirtilen esaslara riayet etmeyen personeller ve söz konusu iddialarla
ilgili sorumluluğu bulunanlar hakkında inceleme, gerekirse disiplin soruşturması yapmak üzere valilik
makamından alınan 05/02/2016 tarih ve 1840 sayılı olur ile ...'ün konu ile ilişkisinin araştırması
maksadıyla muhakik atandığını, sonucunda davacının mezkur olay kapsamında iş ahlakı ve etiği ile
bağdaşmayan davranışları tespit edilerek iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar
verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede
açıldığını, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının iş akdinin hakkında tutulan tutanaklar,
alınan savunmalar, gizlilik kurallarına uymaması, medyada Kurum hakkında konuşacağı yönündeki
beyanları, kavgacı tutumu ve iş barışını bozan benzeri eylemleri nedenleriyle haklı nedenle feshedildiğini
savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, çalışma süresi içerisinde iş yerinde davacı hakkında tutulan bir kısım tutanak
içeriklerinin tanık anlatımları ile doğrulanmadığını, feshe konu son olay olan Bizim Kocaeli Gazetesi
Köşe Yazarı Güngör Arslan'ın 04/02/2016 tarihli "Sığınma Evine Dikkat" başlıklı yazısının davacı ile
ilgisi de ortaya konmadığını, sonuç itibariyle fesih nedenini ispat külfeti olan davalı işverenin bu ispat
yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davacı işçinin işe iadesine davanın kabulüne karar
verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı ... vekili ve davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. Tic. A.Ş. vekili
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı ... vekili, müvekkili idarenin ihale konumunda olup diğer davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş.nin
asıl işveren konumunda olduğunu, müvekkili idarenin ihale ve hizmet alım sözleşmesiyle söz konusu işi
diğer davalı şirkete vermiş olup, işbu ihale konusu işte hizmetlerin tamamını ihaleyi kazanan şirket yerine
getirdiğini, dolayısı ile ihaleye konu işyerinin bakım işlerinde müvekkili idarece işçi çalıştırılmadığını,
işin bütünün başka bir işverene bırakıldığında, 506 sayılı yasa anlamında bir alt işverenlik, dolayısıyla
dayanışmalı sorumluluk söz konusu olmayacağını, üstlenicinin asıl işveren sıfatını haiz olacak ve proje
sahibi olarak işin yapılmasını üstleniciye devreden işveren ise ihale makamı olarak kabul edileceğini,
ihale makamının ise alt işverenlik ilişkisine dâhil olmayacak ve işçilere karşı müteselsil sorumlulukları
bulunmayacağını, dolayısıyla davacının davasını sadece diğer davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş.ne
açması gerekirken müvekkili idareyi de taraf göstermesi usul ve yasaya aykırı olup müvekkili hakkında
husumet yönünden davanın reddi gerekirken kabulü yönünde verilen kararın bozulması gerektiğini,
Kabul anlamına gelmemek birlikte şayet müvekkili idare ile diğer davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş.
arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin varlığından bahsedilse dahi işe iade davasının tarafının
müvekkili idare değil; iş akdini fesheden ve alt işveren sıfatına haiz olan davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş.
Olduğunu, mezkur dava da iş akdini fesheden diğer davalı şirketin olması ve aynı zamanda alt işveren
sıfatına da haiz olması sebebiyle; işe iade davasının tarafı da müvekkili idare değil, diğer davalı ... Koruma
ve Eğt. Hiz. A.Ş. olduğunu,
Kabul etmemekle birlikte müvekkili idare veAr Güvenlik Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş. arasında asıl –
alt işveren ilişkisi olduğunu varsayımda, aralarında ki ilişki muvazalı olmayıp her iki taraf da kendi
sorumluluklarını usul ve yasalara uygun olarak yerine getirdiğini, davacı yanın ise iş ilişkisinin yüklediği
sorumlulukları yerine getirmemesi; iş hukukunun genel prensiplerine, iş kanununa, dürüstlük ve iyi niyet
kurallarına aykırılık teşkil edecek tutum sergilemesi üzerine iş bu davranışları alt işverene bildirilmiş
akabinde de iş akdi ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş. tarafından feshedildiğini,hasebiyle müvekkili idare işe
iade davasının tarafı olmayıp davanın husumet yönünden reddi gerekmekteydi ancak davacının işe
iadesine karar verilmiş olup bu kararın bozulması gerektiğini,
Davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-h maddesi gereğince; işçinin yapmakla görevli
bulunduğu ödevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hükmüne aykırılık teşkil
eden davranışı neticesinde, haklı nedenle feshedildiğini, davacı ...'ün sunulmuş olan özlük dosyası ve
aleyhinde tutulmuş olan tutanaklara binaen işini ihmal ve istismar ettiğini, hal böyleyken istismara açık
ve kırılgan kadınları ve çocukları menfaatleri doğrultusunda kullanan; bakım ve gözetim yükümlülüğünü
layıkıyla yerine getirmeyen personelin müvekkili idarede çalıştırılması vicdani yükümlülükler ve iyi
niyet kuralları çerçevesinde kabul edilemeyeceğini, davacı yanın görev ve sorumluluklarını yerine
getirmemekte direnmesine rağmen birçok kez kendisine hatırlatıldığını, uyarıldığını, tutanak tutulduğunu
ancak neticesinde değişen bir durum olmadığını,üstelik davacıya yapması gereken görev açık bir şekilde
belirtildiğini ve yapmaması durumunda iş sözleşmesinin devam etmeyeceğinin hatırlatıldığını, ancak
davacı yanın müvekkili idare tarafından verilen görev ve yükümlülükleri yapmamakta ısrar ettiğini, bunun
üzerine diğer davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş.ne durumun bildirildiğini ve diğer davalı şirket tarafından
iş ilişkisinin haklı nedenle ve yazılı şekilde feshedildiğini,
Bizim Kocaeli Gazetesi köşe yazarı Güngör Arslan’ın 04/02/2016 tarihinde "Sığınma Evi’ne Dikkat…!"
başlıklı yazısındaki iddialar ve Kocaeli Kadın Konukevi Müdürlüğü'nün 04/02/2016 tarihli bilgi notu
ve müvekkil idarece yapılan ilk tespitlere göre 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı
Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliğinin M’Gizlilik’’ başlıklı 32. maddesinde
belirtilen esaslara riayet etmeyen personeller ve söz konusu iddialarla ilgili olarak sorumluluğu
bulunanlar hakkında inceleme gerekirse disiplin soruşturması yapmak üzere Valilik Makamından alınan
05/02/2016 tarih ve 1840 sayılı olur ile ...’ün dosyayla ilişkisi araştırılması maksadıyla muhakkik
atandığını, sonucunda ise davacı yanın mezkur olay kapsamında iş ahlakı ve etiğiyle bağdaşmayan
davranışları tespit edilerek iş akdi feshedildiğini,
Davacı ...’ün görevinde zafiyet gösterdiğinin hakkında tutulan ve sunulu olan tutanaklar ve tanık
ifadelerinde açıkça ortaya konulduğunu, davacı yanın personel toplantılarında haklarında birtakım
kararlar alınan kadın konuklarla, kendileri ile ilgili bu kararları paylaşması ve kadın konuklarla görev
alanı dahilinde olmamasına rağmen görüşme yapmasının müvekkili idarede ki iş ve işleyişi aksattığını,
iş etiğine aykırılık teşkil ettiğini, güvenlik ve gizlilik ilkesinin hayati önemde hem ilkesel hem de yasal
olarak korunması zorunluluk arz eden hassas bir kuruluş olan kadın konukevinde, psikososyal ve
sosyoekonomik olarak dezavantajlı bireylere gereken bilinci ve hassasiyeti göstermeyen, iş barışını,
çocukların ve kadınların huzur ve güvenliğini zafiyete uğratacak tutum ve davranışlar sergileyen ve tüm
ihtarlara, tutanaklara rağmen aykırı davranışlarından vazgeçmeyen davacının iş akdinin feshedilmesi
hayatın olağan akışı çerçevesinde kaçınılmaz bir son olduğunu, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve
Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü
istismara veya şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının
çözülmesi, güçlendirilmesi amacıyla kadın konukevine yerleştirilen kadınlara ve varsa çocuklarına
iş kolu ayırt etmeksizin hizmet veren personelin tümü profesyonel iş ilişkisini koruyarak, kuruluşun
amacı, ilkeleri ve hassasiyetleri ile uyulması; aksi yönde davranış sergileyen personelin ise bahsi geçen
kuruluştan uzaklaştırılması gerektiğini,
Davacı personelin iş kurallarına, iş ahlakına aykırı hareket ederek birçok kez müvekkili idarenin bakım
ve gözetimi altında bulunan kadınları, çocukları ve müvekkil idare çalışanlarını zor durumda bıraktığını,
sunmuş oldukları evraklar incelendiğinde açıkça görüleceği üzere iş etiğine aykırı eylemlerine defalarca
uyarılmasına rağmen tekrar etmeye devam etmesi üzerine iş akdinin sonlandırıldığını ,
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesine göre işe iade davalarında hak düşürücü süre fesih bildirimin
tebliğinden itibaren 1 ay olup; hak düşürücü sürenin dolmasından ötürü iş bu davanın reddi gerekmekte
iken kabul edilen yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini,
Müvekkili idare harçtan muaf olduğunu,ancak yerel mahkemenin harcın diğer davacıdan ve müvekkil
idareden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verdiğini, bu kararın da usul ve yasa hükümlerine
aykırı olduğunu,kararın bozulmasına karar verilmesini'' talep etmiştir.
Davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; '' Dava konusu edilen işe iade
dava açma süresi dava tarihi itibariyle hak düşürücü süre açısından zamanaşımına uğradığını, davanın
06.05.2016 taihinde açılmış olup davacı yanın iş akdine 11.02.2016 tarihinde son verildiğini, hak
düşürücü süre ve zamanaşımı def’imizin kabulüyle davanın bu yönden reddine karar verilmesi gerekir
iken davanın kabul edilmesi usul ve yasalara açıkça aykırı olduğunu,işe iade davası iş akdinin
sonlandırıldığı tarihten itibaren 30 gün içerisinde açılması gerekir iken davacı yan yaklaşık 83 gün sonra
davasını açtığını, müvekkili şirket tarafından davacı yana Bursa 15. Noterliği'nin 11.02.2016 tarih ve
03763 sayılı ihtarnamesi gönderilerek iş akdi 11.02.2016 tarihi itibariyle iş akdi sonlandırıldığını, usule,
yasaya ve hukuka aykırı olan mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesini '' talep
etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvurusunda; fesih dışı bir nedenden dolayı, suç oluşturan özel sohbet içerikli
yazışmalar gerekçe gösterilerek davacının çalışmak istemediği kanaatine varılmak suretiyle red kararı
verilmesinin hakkaniyet kurallarıyla bağdaşmadığını belirtmiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, gerek dosya kapsamındaki tüm deliller, gerek iş akdi davacı ile benzer
gerekçelerle feshedilen ve aynı zamanda davacı tanığı olarak dinlenen ve davalılara karşı aynı şekilde işe
iade davası açmış ...'ya ait kesinleşmiş işe iade davası birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin
haklı veya geçerli nedenlerle feshedildiği hususunda ispat yükü kendilerinde olan davalı işverenliklerin
ispat yükünü yerine getiremediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde
bir isabetsizlik bulunmadığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir
gerekçesiyle davalıların istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek ilk derece mahkeme kararının esastan
reddine karar verilmiştir.
G) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı ... vekili ve davalı ... Koruma ve Eğt. Hiz. A.Ş. vekili
tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının,çalıştığı işyerindeki çalışma arkadaşları ve işyeri olan kadın
sığınma evinde kalan misafirler tarafından kuruma verilen birden fazla dilekçeyle şikayet edildiği keza
“...”e elektronik ortamda gönderilen dilekçeyle ayrıca şikayet edildiği en son çalıştığı Kadın Sığınma
Eviyle ilgili olarak yerel bir gazetede çıkan haber üzerine ...'nca atanan muhakik tarafından yerinde
yapılan inceleme ve soruşturma sonrasında düzenlenen ve davacının çalışmaya devam etmesinin uygun
olmadığına ilişkin görüş bildirilen rapor üzerine davacının iş akdine yapmakla ödevli bulunduğu görevleri
kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle son verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıya isnat olunan ve fesih sebebi yapılan eylemler tam olarak ispat edilememekle birlikte hakkındaki
çok sayıdaki şikayet davacının çalıştığı kurumun özelliği dikkate alındığında işçi ile işveren arasında
olması gereken güven ilişkisinin zarar gördüğü ve davalı işverenin fesihte haklı olmamakla birlikte
feshinin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
I) HÜKÜM :
1.Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN
KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Alınması gereken 44.40 TL. karar harcından davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin harcın mahsubu
ile 15,20 TL. bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ... Koruma ve Eğitim Hizmetleri
A.Ş.nin yaptığı 170,00 TL. yargılama gideri ile davalı ... tarafından yapılan 30,80 TL. yargılama giderinin
davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekalet ücretinin
davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalı ... Koruma ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.ye iadesine,
7-Dava dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne
gönderilmesine,
Kesin olarak 08/10/2019 günü oybirliği ile karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
İş Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HD · E. 2023/404, K. 2023/1344 — Performans
- İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HD · E. 2023/1327, K. 2023/1260 — İş Güvencesi
- Yargıtay 22. HD · E. 2012/12282, K. 2013/3228 — Belirli Süreli Sözleşme
- Yargıtay 7. HD · E. 2014/12804, K. 2014/17882 — Mobbing