Yargıtay 22. HD · E. 2012/12282, K. 2013/3228
Konu: Belirli Süreli Sözleşme · Karar Tarihi: 18.02.2013
← İş Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: İş Hukuku
Karardan çıkan ilke: Objektif koşul olmadan yapılan belirli süreli sözleşme, baştan itibaren belirsiz sürelidir.
Kararın Tam Metni
Daire: 22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/12282
Karar No: 2013/3228
Karar Tarihi: 18.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA:Davacı, cezai şart alacağının ödetilmesine karar verilmesini
istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının 22.04.2009 tarihinde müvekkili kurum ile iş sözleşmesi imzalayarak çalışmaya
başladığını, davalının 08.04.2010 tarihinde herhangi haklı bir sebep olmaksızın görevinden istifa ettiğini,
davalının haklı neden olmaksızın iş sözleşmesini feshetmesi sebebiyle iş sözleşmesinin 10. madddesi
gereğince davalının giydirilmiş en son ücretinin yedi katı tutarında cezai şartın ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren objektif nedenlerin
bulunmadığını, davacı kurumda yapılan işin niteliği ve doğası gereği davacı işyerinde sürekli olarak bir
ziraat mühendisine ihtiyaç bulunduğunu, belirsiz süreli iş sözleşmelerine cezai şartın konulamayacağını,
davalının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep
etmiştir.
Mahkemece, davalının çalıştığı ve çalışmadığı süre arasında orantı kurularak cezai şart alacağının
kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının
tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya kapsamı ve hesaplanan alacak miktarı değerlendirildiğinde, davacının çalıştığı süreyle orantılı
olarak belirlenmiş olan cezai şart alacağı yönünden mülga 818 sayılı Borçlar Kanun'u161/ son maddesi
ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'u 182/son maddeleri uyarınca makul oranda bir hakkaniyet indirimi
yapılması gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının
istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY "Ziraat Mühendisi" pozisyonunda çalıştırılmak üzere davacı ile davalı arasında 22.04.2009
tarihinde 22.04.2009 işe başlangıç tarihli üç yıl süreli iş sözleşmesi yapılmış; sözleşmede 4857 sayılı
İş Kanunu'nun 24/II 25/II ve 18-21 maddeleri ile Personel Yönetmeliğinin aday personele ve kadrolu
çalışanlara ilişkin özel hükümleri ve disiplin cezalarına ilişkin genel hükümleri ile sözleşmenin 9.
maddesi dışındaki sebeplerle feshedilemeyeceği, taraflardan biri sözleşmeyi iptal ederse veya yerine
getirmezse işçinin ihbar tazminatına esas giydirilmiş en son ücretinin yedi katı tutarında tazminat
ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Dosya içeriğine, davacının özelliklerine ve yaptığı işin niteliğine göre belirli süreli sözleşme yapılmasını
gerektiren objektif koşullar bulunmamaktadır. Bu durumda iş sözleşmesinin başlangıçtan itibaren
belirsiz süreli olduğunun kabulü gerekir. İş sözleşmesi süre yönünden geçerli olmadığına göre
belirli süreye uyulması amacıyla öngörülmüş olan tazminat (cezai şart) koşuluda geçerli kabul
edilemeyeceğinden mahkemece bu gerekçe ile tazminat (cezai şart) isteminin reddine karar verilmesi
gerekirken kabulüne ilişkin kararı hatalı olup hükmün bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşünde
olduğumdan sayın çoğunluğun farklı gerekçe ile oluşturduğu bozma kararına katılamıyorum.18.02.2013
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.