Yargıtay 6. HD · E. 2022/4338, K. 2023/4310
Konu: Manevi Tazminat · Karar Tarihi: 18.12.2023
← Tazminat Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Tazminat Hukuku
Karardan çıkan ilke: Manevi tazminat zenginleşme aracı değildir; acıyı gidermeye yönelik, hak ve nesafete uygun ölçüde belirlenir.
Kararın Tam Metni
Daire: 6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/4338
Karar No: 2023/4310
Karar Tarihi: 18.12.2023
6. Hukuk Dairesi 2022/4338 E. , 2023/4310 K.
"İçtihat Metni"
İN'ELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2366 E., 2022/1238 K.
DAVA TARİHİ: 06.05.2015
HÜKÜM/KARAR: Red
İLK DERE'E MAHKEMESİ: İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2015/2236 E., 2021/503 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar
verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı ve diğer davalı vekilleri
tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden
yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün
taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılardan Selehattin Tulunay vekili Avukat
Asena Yılmaz, temyiz talebinde bulunan davalı Bahat Sağlık Yat. Ve Eğit. Hizm. San. Tic. A.Ş. vekili
Avukat ..., temyiz talebinde bulunan davalı Batı Gün Sağlık ve Eğit. Hiz. Tic. A.Ş. Vekili Avukat Damla
'ankurtaran ile yine temyiz talebinde bulunan davacı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen
gelen yok. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin
incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin burnunda bulunan şekil bozukluğunun giderilmesi
talebi ile başvurduğu davalı hekim Selahattin Tolunay tarafından 10/03/2007 tarihinde Batı Bahat
Hastanesinde estetik operasyon gerçekleştirildiğini, operasyon sonrası davalı hekimin burnun 6 ay
içerisinde oturacağını söylediğini ancak burnundaki sorunların 1 yıl geçmesine rağmen giderilemediğini
ve davalı hekim tarafından ikinci operasyonun yapıldığını ancak burnundaki şekil bozukluğunun daha
kötü hale geldiğini, başka hekimlerin üçüncü bir operasyon geçirmesi gerektiğini söylediğini, fazlaya
ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3500,00 TL ilk operasyon bedeli, 800,00 TL ikinci operasyon bedeli,
20.700,00TL yapılması gereken düzeltme operasyonu bedeli olmak üzere toplamda 25.000,00 TL maddi
tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep
etmiştir.
II. 'EVAP
Davalı ... Tolunay vekili cevap dilekçesinde; 10/03/2007 tarihli ilk operasyonun başaralı bir
şekilde yapıldığını, ancak hastanın talepleri üzerinde 16/07/2008 tarihinde ikinci bir kez revizyon
operasyonunun yapıldığını, söz konusu operasyonların tıbbi ilkerele uygun olarak yapıldığını, davacının
kıkırdak yapısı nedeni ile hekimin kusuru olmaksızın bazı sonuçların ortaya çıkabileceğini, davacının
revizyon operasyonu sonrası davalı hekime başvurusu olmadığını savunarak davanın reddine karar
verilmesini istemiştir.
Davalı Bahat Sağlık Yatırımları ve Eğitim Hizm. San. Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının
iddia ettiği ilk operasyonun 10/03/2007 tarihinde gerçekleştiğinin belirtildiğini, oysa ki ticaret sicil
kaydında da yer aldığı üzere davalı şirketin 22/05/2008 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğun'ca
tescil olduğunu, dolayısıyla olayın yaşandığı iddia edilen tarihte davalı şirketin henüz kurulmadığını, bu
nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Batı Gün Sağlık vekili 03/06/2021 tarihli oturumdaki beyanında, davanın reddine karar verilmesini
istemiştir.
Feri Müdahil ... Şirketi vekili 24/08/2016 tarihli dilekçesinde özetle; ihbar olunan şirket ile davalı
hekim arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, davalı hekimin tıbbi ilkelere uygun olarak
gerçekleştirdiği operasyonlarda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep
etmiştir.
III. İLK DERE'E MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30/12/2020 tarihli bilirkişi heyet
raporu ve yine dosyamızda mevcut olan Küçükçekmece 'umhuriyet Başsavcılığı hazırlık Bürosu
tarafından adli tıptan alınan raporda birlikte değerlendirildiğinde, davacıya davalı hastanede davalı
hekim tarafından 10/03/2007 tarihinde Rinoplasti ameliyatının, 16/07/2008 tarihinde de revizyon
ameliyatının yapıldığı, davacıda ameliyat sonrası burun ucunun her iki yanında çöküntülerin, burun
ile dudak arasında ameliyata ait belirgin iz ve çöküntünün ve burun sırtında ters V deformitesinin
bulunduğu tespit edilmiş olup, yapılan ameliyatta davalı hekimin, davacıyı hastalığın komplikasyonları
konusunda aydınlatmadığı, hastaya ait muayene bulgularını ve ameliyat notlarını saklamadığı, dikkat
ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı tespit edilmiş ve bu nedenle davalı hekim kusurlu bulunmuş,
Hastaneyi işleten diğer davalıların durumu değerlendirildiğinde ise; Adam çalışanın sorumluluğunu
düzenleyen TBK madde 66 düzenlemesinin lafzından da anlaşılacağı üzere çalışan kendisine verilen
işin yürütülmesi sırasında, 3.kişilere verdiği zararlardan, istihdam eden kusursuz olarak sorumlu olduğu,
davalıların kusurlu olmalarından dolayı davacının bedel iadesi talebinde bulunabileceği anlaşılarak
hastaneye ödemiş olduğu 4.300,00 TL bedelin ve yeni ameliyat için gerekli olan SUT hükümlerine göre
hesaplanan 8.126,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekili her ne kadar yeni
ameliyatın bu miktardan daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de bunu belgelendirmediğinden ve maddi
zararını ispat etmesi gerektiğinden bu beyanına itibar edilmediği, davacının burnunda meydana gelen
sorunlar nedeniyle davalının kusurunun bulunması ve bu hususun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil
eden bir eylem olduğu hususları birlikte değerlendirilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve
davacının duyduğu elem, acı ve ızdıraplar da dikkate alınarak 7.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; karara dayanak 23.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç
kısmında bilirkişilerin davalıların kusurlu olduklarını belirttikten sonra 5. Maddede "...her ne kadar alacak
miktarının Sağlık Uygulama Tebliği ve TTB tarifesine göre hesaplanması sonucu 8.126 TL gibi bir miktar
elde edilse de, davacının araştırmaları sonucu elde ettiği miktarlar ve piyasanın daha yüksek seyrettiğini
de dikkate alarak bir miktar belirlemek daha hakkaniyetli olacaktır kanaatindeyiz" dediklerini, maddi
tazminat talebinin düşük olarak belirlendiğini, 15.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarında
müvekkilin bozulan burnunun düzeltilmesi için yapılacak ameliyatın ortalama ne kadar tutacağının
tespiti için bazı özel hastanelerden fiyat araştırması yapılmasını istedik talep etmelerine rağmen bu
taleplerinin karşılanmadığını, müvekiklinin seneler önce bu meblağları zaten harcadığı gibi daha da
harcaması gereken bir meblağ varken bunların gözetilmeyerek son derece düşük bir maddi tazminata
hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tarafların sosyal ekonomik durumlarına göre düşük
olduğu anlaşılan manevi tazminat miktarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili istinaf başvurusunda özetle; müvekkili tarafından hastaya uygulanılan operasyonlar
tıp kurallarına uygun olduğundan ve bu hususlar hasta kayıtlarında sabit olduğundan, yaşanan
olumsuzluğun komplikasyon olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hasta kayıtlarının saklanmasının
hekim sorumluluğu ve yükümlülüğünde olmadığını, günde yüzlerce hasta bakan hekimlerin her bir
hastaya ait kaydı saklaması hayatın olağan akışına aykırı ve hatta imkansız olduğunu, kişisel verilerin
gizliliği, kişi özel hayatının gizliliği ilkeleri gereğince de her hastaya ait kaydın, hekimin uhdesinde
saklanmasının da hukukla bağdaşmadığını, kayıtları tutma yükümlülüğü altındaki sağlık kurum ve
kuruluşlarının hukuki sorumluluklarını hekimlere yüklemek gerekeceğini, bu durumun tıp hukuku ve
etiği bakımından uygun bir yorum olmayacağını, hekim uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu
21.08.2019 tarihli bilirkişi raporuyla sabit hale geldiğini, hastanın tıbbi süreç ile ilgili ve tıbbi süreç sonrası
kontroller ile olası gelişmeler konusunda aydınlatıldığını, ameliyatın hastaya başarı ile uygulandığını ve
operasyonun herhangi bir komplikasyon gözlemlenmeksizin sonlandırıldığını, ameliyat sonrası tedavi
sürecinin beklendiği gibi seyretmesi üzerine, hastaya ilgili ilaçlar reçete edilerek kontrollere gelmesi
belirtilerek, önerilerle taburcu edildiğini, kararın eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek kararın
kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Batı Gün Sağlık Ve Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda özetle; davanın
zamanaşımına uğradığını, davacıya karşı tüm bilgilendirmelerin yapıldığını, davacı lehine hükmedilen
manevi tazminatın hem haksız hem de fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı Bahat Sağlık Yatırımları ve Eğitim Hizm. San.Tic.A.Ş .vekili istinaf başvurusunda özetle; davacının
operasyon tarihi 10.03.2007 olup dosyada mübrez ticaret sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere müvekkili
şirketin kuruluş tarihinin 22.05.2008 tarihi olduğunu, karar gerekçesinde, her ne kadar davacıya
uygulanan ikinci operasyonda müvekkili şirketin kurulmuş olduğunu belirtilmişse de, müvekkili şirketin
davacının operasyon geçirdiği hastanenin işleteni olmadığını, sadece şirketler ortakların aynı olmasının
müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi için yeterli olmadığını, her iki şirketin farklı tüzel kişiliğe sahip
olduğunu, dava konusu olay ile herhangi bir bağlantısı bulunmayan müvekkili şirketin sorumluluğundan
ya da kusurundan söz edilemeyeceğinden, müvekkil şirket aleyhinde kurulan bu hükmün kaldırılması
gerektiğini ileri sürmüştür.
'. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Küçükçekmece 'umhuriyet
Başsavcılığı hazırlık Bürosu tarafından adli tıptan alınan raporu ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporları
birlikte değerlendirildiğinde; davalı hekim tarafından yapılan ameliyatta hekimin özen yükümlülüğünü
yerine getirmediği ve istenen sonuca ulaşılamadığı hususlarının sübuta erdiği, dava tarihi itibariyle
onarım niteliğindeki ameliyat giderleri belirlenmiş olmakla tarafların bu yöndeki istinaf itirazlarının
yerinde olmadığı, davacının davalının kusurlu davranışıyla istediği sonuca ulaşamaması nedeniyle
davacının çektiği üzüntü durumu da gözetilerek manevi tazminat takdir edilmesi ve olayın oluşu, kusur
durumu, olay tarihi de nazara alındığında hükmedilen tazminatın yeterli olduğu, davacının ilk olarak Batı
Bahat Hastanesi'nde 2007 yılında davalı doktor tarafından ameliyat edildiği, yine aynı hastanede aynı
doktor tarafından 16/07/2008 tarihinde ameliyat edildiği, davalı ...'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde
22/05/2008 tarihinde odaya kaydının yapıldığı ve şirketin yönetim kurulu başkanının Reşat Bahat,
Başkan yardımcısının Vedat Aydın, yönetim kurulu üyesinin Süleyman Bahat olduğu, yine diğer davalı
olan ...'nin (önceki ünvanı Batı Bahat Sağlık Ve Eğitim Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi)'nin 19/10/1990
tarihinde odaya kaydının yapıldığı ve bu şirketin şirketin yönetim kurulu başkanının Reşat Bahat, Başkan
yardımcısının Vedat Aydın olduğu tespit edilmiş olduğu tespitiyle organik bağın kurulmuş olduğu
anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar
vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge
Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi
ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge
Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile
temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı Bahat Sağlık Yatırımları ve Eğitim Hizm. San.Tic.A.Ş .vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen
gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan
kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı Batı Gün Sağlık Ve Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler
ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması
ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
'. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki estetik operasyondan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat
talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile
370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 . maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde
yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355.
maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri re'sen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf
dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp
karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalıların tüm, davacının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.1. Taraflar arasında dava konusu iş ve işlemlerin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818
sayılı Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde estetik
müdahaleyi kapsayan hukuki ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır.
2.2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak
manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer
bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın
karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için
gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın
gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça
gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona
etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
2.3. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik
durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri
göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK
23/06/2004, 13/291-370)
2.4. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken
olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların
sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve
nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı
verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
2.5. Yukarıda belirtilen hususlar ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi
tazminatların “bir miktar az” olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek
üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilini tüm, davacı vekilinin diğer bentler kapsamı
dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.1. ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2021/2366 Esas, 2022/1238 Karar sayılı ve
21/04/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
İlk derece mahkemesi kararının davacı lehine BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil
olunan davacıya verilmesine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,
18/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Tazminat Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HD · E. 2022/1235, K. 2024/844 — DAVA ŞARTI (KTK m. 97)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/1410, K. 2024/1993 — İŞLETENİN SORUMLULUĞU (KTK m. 85)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/2383, K. 2025/468 — SİGORTA TEMERRÜT FAİZİ (KTK m. 99/1)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/606, K. 2024/704 — Manevi Tazminat — Amaç
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Tazminat Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Tazminat Hukuku