0552 613 87 93info@dengeavukatlik.com Fikirtepe Mah. Kadıköy / İstanbul

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/2383, K. 2025/468

Konu: SİGORTA TEMERRÜT FAİZİ (KTK m. 99/1) · Karar Tarihi: 24.03.2025

← Tazminat Hukuku emsal kararlarına dön

Bu karara atıf yapılan sayfa: Tazminat Hukuku

Karardan çıkan ilke: Sigorta, başvurudan 8 iş günü sonra temerrüde düşer; başvuru yoksa dava tarihinden faiz işler ve faiz zararın tamamı (ıslah dahil) için temerrüt tarihinden hesaplanır.

Kararın Tam Metni

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ, E. 2021/2383, K. 2025/468, T. 24.03.2025 Daire: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/2383 Karar No: 2025/468 Karar Tarihi: 24.03.2025 İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/2383 KARAR NO: 2025/468 İN,ELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE Tİ,ARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/10/2021 NUMARASI: 2018/291 Esas - 2021/660 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (,ismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/03/2025 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2017 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu motorsiklete, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen minibüsün arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin motosikletten düşerek yaralandığını, kaza nedeniyle vücudunda lomber omurga ve pelvis kırığı oluştuğunu, davalıya başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, kazaya ilişkin savcılığa şikayetçi olduklarını ve Bakırköy ,umhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/102154 Srş. numaralı dosyasında soruşturma başlatıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.400,00-TL. daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.500,00-TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 20.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 10/03/2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 143.059,95-TL olarak artrımıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, ... sayılı hasar dosyası açıldığını, ancak İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ, E. 2021/2383, K. 2025/468, T. 24.03.2025 yapılan araştırmada kazadan yaklaşık 3 ay sonra T.,.Bakırköy ,umhuriyet Başsavcılığına yapılan müracaat dışında, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kazanın tamamen davacının soyut beyanlarına dayandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. savcılık soruşturma dosyası, maluliyet raporu, kusur ve aktüerya raporları gözönüne alındığında; 02.07.2017 tarihinde ... plakalı motosiklet sürücüsü davacının motosikleti ile, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen minibüsün çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacının maddi zararının karşılanması için eldeki davayı açtığı, davalı ...nın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, alınan kusur raporu ile davacının kusurunun olmadığının anlaşıldığı, ATK'dan alınan raporla davacının maluliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, kaza tarihi itibariyle usulüne uygun olarak PMF tablosuna göre hazırlanan rapordaki değerlendirmeler sonucunda davacının toplam zararının 143.059,95-TL olduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde davalının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe nedeniyle temerrüdün gerçekleştiği, davacının davalıya 20.11.2017 tarihinde müracaat ettiği ve davalının temerrüt tarihinin 01/12/2017 olduğu ve ıslah harcının tamamlandığı tarihin 20/10/2021 olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar vermek geretiği, davacının kask dışında başka bir koruyucu ekipman takmak zorunda olmaması, kaza kaynaklı yaralanmanın lomber omurga ve pelvis kırığına ilişkin olduğu, bu hususun kask takmamayla ilişkilendirilemeyeceği ve maluliyet durumunu değiştirmeyeceği gözetilerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmadığı'' gerekçesiyle,Davanın kabulü ile, 143.059,95-TL Maddi tazminatın 3.500 TL.sinin 01/12/2017 tarihinden 139.559,95-TL'sine 20/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacının iddialarının soyut olduğunu, kazanın sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir aracın %100 kusuru ile meydana geldiğinin dosya kapsamında ispat edilmediğini, davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, maluliyet raporunda tespit edilen arızaların dava konusu kaza ile illiyetli olmadığını, maluliyet raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre, davacı muayene edilmeden tıbbi evraklar üzerinden hazırlandığını, hükme esas alınamayacağını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kask, dizlik gibi koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, yerel mahkemece müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmamasının hatalı olduğun, aktüerya hesabında TRH tablosunun ve 1.8 teknik faizin uygulanmamasının doğru olmadığını, davacıya SGK tarafından ödenmiş rücuya tabi bir ödeme olup olmadığı tespit edilerek var ise tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihi olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile artırılan dava bölümü yönünden faiz başlangıç tarihinin tamamlanma harcının yatırıldığı tarih olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, tüm tazminat tutarına temerrüt tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; savcılık dosyası, daimi arama kararı ve hastane evrakları (adli vaka-motor trafik kazası) nazara alındığında kazanın sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ, E. 2021/2383, K. 2025/468, T. 24.03.2025 karışması sonucunda meydana geldiğinin anlaşılmasına; davacı kaza nedeniyle L1 ( omurga) kırığı oluşacak şekilde yaralanmış olup 16/10/2020 tarihli ATK raporunda davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı oluşan maluliyet oranının tespit edilmiş bulunmasına, iş bu raporda davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına ve raporun davacının yaralanmasına göre gerekli uzman hekimlerin katılımı ile davacının tedavi evrakları değerlendirilerek hazırlanmış olması nedeniyle ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında bir yanılgı bulunmamasına; aktüerya raporu PMF ve progresif rant yöntemine göre hazırlanmış olup Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre 1.8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının doğru olmasına, bu hesaplamada her ne kadar davacının bakiye ömrü TRH yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekirken PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmiş ise de TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacının bakiye ömrü, PMF 1931 yaşam tablosuna göre olan bakiye ömründen fazla olduğundan, PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının ( diğer veriler aynı kalmakla) istinaf eden davalı taraf lehine bulunmasına; bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından davalı kurumun kaza tarihinde geçerli ZMM poliçesi tedavi gideri teminatı kapsamında sorumlu olmasına; her ne kadar kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmadığından davacının kask-dizlik takıp takmadığı belirgin değil ise de davacının yaralanmasına göre davacının kask takmamasının somut olaya konu yaralanmasına etkisi bulunmadığından yerel mahkemece tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına; dosya kapsamındaki SGK yazısına göre davacıya iş bu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtilmiş olmasına; davalı eldeki dava açılmadan temerrüde düştüğünden temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulünün söz konusu olmamasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, Davalı, davacının yaralanmasına neden olan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilmediğinden ... olup, bu halde ... ZMM sigortacısı yerine geçtiğinden, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının / ...nın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine/ ...na yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının/ ...nın dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir. Bundan ayrı, davalı sigortacı/ ... temerrüt tarihinde zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Dosya kapsamından davacı tarfça davalıya 20/11/2017 tarihinde başvurulduğu anlaşılmakla, bu halde davacının 20/11/2017 tarihinden itibaren 8 iş günü sonu olan 01/12/2017 tarihinde davacının dava edilen miktar ve ıslah ile artırılan miktar ( zararın tamamı) yönünden temerrüde düştüğü belirgindir. Hal böyle olunca, hüküm altına alınan tüm miktar için davalının temerrüde düştüğü 01/12/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, yerel mahkemece ıslah edilen dava bölümü yönünden tamamlama harcının yatırıldığı 20/10/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, yukarıda (2) nolu bentte İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ, E. 2021/2383, K. 2025/468, T. 24.03.2025 açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ancak açıklanan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve 2018/291 Esas 2021/660 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılması gereken 9.772,42-TL harçtan peşin yatırılan 2.443,12-TL harcın düşümü ile bakiye 7.329,30-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve 2018/291 Esas- 2021/660 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Davanın kabulü ile, 143.059,95-TL. maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b/Alınması gereken 9.772,42-TL. harçtan peşin harç ve tamamlama harçlarının toplamı olan 2.927,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.844,52-TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,c/Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, peşin harç ve tamamlama harçlarının toplamı olan 2.963,80-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, ç/Davacı tarafça sarf edilen 2.243,50-TL masraf ve 562,00-TL Adli Tıp raporu ücretinin toplamı olan 2.805,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,d/Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.540,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3/Gider avansından arda kalan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/03/2025

Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.

Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?

Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Tazminat Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişim   Tazminat Hukuku