Yargıtay 4. HD · E. 2021/7248, K. 2022/501
Konu: Destekten Yoksun Kalma / İndirim Sırası · Karar Tarihi: 17.01.2022
← Tazminat Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Tazminat Hukuku
Karardan çıkan ilke: Destekten yoksun kalma hesabında ödemeler ve teknik hesaplamalar tamamlandıktan sonra müterafik kusur indirimi en son aşamada uygulanır.
Kararın Tam Metni
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 06/09/2019 tarih 2019/İHK-9360 sayılı davacılar vekilinin itirazının reddine, davalı itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
[anonim] vekili, davacıların desteği [anonim]’nin yolcu olduğu ve davalı poliçesi olan otomobilin yaptığı tek taraflı kazada, davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 3.500,00 TL cenaze ve defin masrafı olmak üzere toplam 3.600,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini davacılardan [anonim] için 54.814,87 TL ve [anonim] için 11.526,21 TL destek tazminatı, 3.206,24 TL cenaze ve defin gideri tazminatı olmak üzere toplam 69.547,32 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacılardan [anonim] için davalının yaptığı ödemenin yeterli olduğu gerekçesiyle [anonim]’ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacı için davalının yaptığı ödeme ile hesaplanan tazminat arasında fahiş fark bulunmaması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, [anonim]’ın 2.564,99 TL cenaze masrafına ilişkin talebinin kabul edilmesine ve 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davacılar vekili ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacılar vekilinin itirazının reddine, davalı itirazın kısmen kabulü ile, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı sitemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarda, aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda, davacıların her biri için destekten yoksun kalacakları sürenin ayrı ayrı belirlenmesi, buna göre her bir davacının hak edeceği tazminat miktarının hesaplanması gerekir.
Öte yandan eğer davacılara, davalı tarafından davadan önce bir ödeme yapılmış ise, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeyi destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılmadan önce alan davacılar, hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldıkları paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiş olacaklarından, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir.
Bütün bu hesaplamalardan sonra eğer somut olayda TBK’nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusurun varlığı söz konusu ise her bir davacı ayrı ayrı hesaplanan tazminatlardan en son müterafik kusur indiriminin yapılması gerekir.
Somut olayda, davacıların kazada yolcu olan desteği vefat etmiş olup; davalı tarafından davadan önce 26/04/2018’de davacı [anonim]’a 111.654,33 TL, davacı [anonim]’a 14.350,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut 01/03/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı şirketinin davacılara tahkim öncesinde yaptığı ödeme tarihi itibariyle davacı [anonim]’ın eşi [anonim]’nin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma zararı 139.641,64 TL olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hesaplanan 139.641,64 TL tazminat üzerinden, araçta yolcu olarak bulunan desteğin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu için %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış; bakiye zararın 111.713,31 TL olduğu belirtilerek bu rakam üzerinden de davacı [anonim]’a davadan önce davalı tarafından yapılan 111.654,33 TL ödeme tenzil edildikten sonra zararın 59,31 TL olduğu hesaplanmış ve davacı için davalının yaptığı ödemenin yeterli olduğu gerekçesiyle [anonim]’ın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Yine aynı tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davalı şirketinin davacılara tahkim öncesinde yaptığı ödeme tarihi itibariyle davacı [anonim]’un annesi [anonim]’nin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma zararı 19.316,67 TL olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, hesaplanan 19.316,67 TL tazminat üzerinden, araçta yolcu olarak bulunan desteğin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu için % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış; bakiye zararın 15.453,34 TL olduğu belirtilerek bu rakam üzerinden de davacı [anonim]’a davadan önce davalı tarafından yapılan 14.350,00 TL ödeme tenzil edildikten sonra zararın 1.103,34 TL olduğu hesaplanmış, davacı için hesaplanan 15.453,34 TL ile davalının yapmış olduğu 14.350,00 TL arasındaki fark olan 1.103,34 TL’nin fahiş bir fark olmaması sebebiyle davacı’un destekten yoksun kalma tazminatının reddine karar verilmiştir.
Ancak Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yaptığı bu hesaplama yöntem ve sırası, yukarıda açıklandığı üzere Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu halde Uyuşmazlık Hakem Heyetince öncelikle 01/03/2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda rapor tarihi itibariyle hesaplanan davacılardan [anonim] için 174.975,99 TL ve [anonim] için 26.969,56 TL tazminattan, davacılara davadan önce davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş hali ile ulaşılan rakamın düşülmesi, bundan sonra bulunan rakam üzerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, hesaplamaya ilişkin sıralama hatası yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı geri verilmesine 17/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadından yararlanılarak yayımlanmıştır. Sayfaya eklenirken KVKK, meslek kuralları ve gizlilik ilkeleri gözetilerek taraf bilgileri ayrıca anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Tazminat Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HD · E. 2022/1235, K. 2024/844 — DAVA ŞARTI (KTK m. 97)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/1410, K. 2024/1993 — İŞLETENİN SORUMLULUĞU (KTK m. 85)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/2383, K. 2025/468 — SİGORTA TEMERRÜT FAİZİ (KTK m. 99/1)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/606, K. 2024/704 — Manevi Tazminat — Amaç
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Tazminat Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Tazminat Hukuku