Yargıtay 1. HD · E. 2022/6272, K. 2022/7922
Konu: Sakli Pay / Net Tereke Hesabi · Karar Tarihi: 06.12.2022
← Miras Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Miras Hukuku
Karardan çıkan ilke: Saklı pay ve tenkis, aktiften pasif düşülerek bulunan net tereke üzerinden hesaplanır.
Kararın Tam Metni
Daire: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/6272
Karar No: 2022/7922
Karar Tarihi: 06.12.2022
1. Hukuk Dairesi 2022/6272 E. , 2022/7922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ile tescil olmazsa denkleştirme, o da olmazsa tenkis istemli dava
sonunda İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.04.2022 tarihli ve 2020/208 Esas ve
2022/146 Karar sayılı karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş
olmakla; duruşma günü olarak saptanan 06.12.2022 Salı günü saat 10:50'de taraf vekillerine tebligat
yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve
kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği
düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, mirasbırakan babası .....’in maliki olduğu 444 parsel sayılı taşınmazını ikinci
eşi olan davalı ...’ye satış göstererek devrettiği gibi bedelini ödeyerek satın aldığı 2, 6 ve 8 numaralı
bağımsız bölümleri de ... adına tescil ettirdiğini, ...’nin de diğer davalı çocuklarına bedelsiz olarak
temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalıların alım
güçleri bulunmadığını, murisin ilk eşinden olma çocuğu olması nedeniyle kendisini dışladığını ve arayıp
sormadığını ileri sürerek öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı
oranında adına tescilini, olmadığı takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 669 uncu ve
devamı maddeleri uyarınca denkleştirmeye tabi tutularak ya aynen ya da mahsuben denkleştirilmesini,
bunun da mümkün olmaması halinde tenkisini istemiştir.
II. @EVAP
Davalılar, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, 444 sayılı parselin muris tarafından bağışlandığını, diğer
dava konusu taşınmazların ise muris ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalılardan .... tarafından bedeli
karşılığında üçüncü kişilerden alındığından iptal-tescile konu edilemeyeceğini, denkleştirme ve tenkisin
şartlarının da oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, bağışlamaya konu 444 sayılı parsel yönünden 01.04.1974 tarihli ve ½ sayılı İBK’nın
uygulama yeri bulunmadığı, yapılan bağış işleminde saklı pay kuralını etkisiz kılma amacı ispat
edilemediğinden tenkis de istenemeyeceği, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden de gizli bağış
iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 21.01.2020 tarihli ve 2016/17397 Esas ve 2020/311 Karar sayılı kararı ile; “… Dava konusu
taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarihli ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı
saptanarak iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi doğrudur. Davacı vekilinin bu yöne değinen
temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ne var ki, davacı taraf muris muvazaası hukuksal
nedeni yanında terditli olarak 4721 sayılı TMK’nın 669. ve devamı maddeleri uyarınca denkleştirme
nedenine de dayanmıştır. Ancak Mahkemece, bu neden üzerinde hiç durulmadan ve olumlu-olumsuz
bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, 4721 sayılı TMK’nın 669.
ve devamı maddeleri uyarınca denkleştirme talebi üzerinde durularak hasıl olacak sonuca göre bir
karar verilmesi gerekirken bu neden üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.”
gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.04.2022 tarihli ve 2020/208 Esas ve 2022/146 Karar sayılı kararı ile; davacının
denkleştirme talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir
4. Bozma Kararı Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde
bulunulmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, murisin kendisine karşı babalık görevini yerine getirmediğini, murisin
bağış işlemiyle saklı payını bertaraf etmeyi amaçladığını, mirasbırakan ile arasının açık olduğunun sabit
olduğunu, murisin bağış dışındaki dava konusu taşınmazları ikinci eşinin adına aldığını ve sonrasında
taşınmazların ikinci eşinden olan çocuklarına devredildiğini, ikinci eşin taşınmazları alacak ekonomik
gücü olmadığını, tenkis ve mirasta denkleştirme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, denkleştirme
oranının hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde TMK’nın 669
uncu maddesine dayalı denkleştirme, bunun da mümkün olmaması halinde tenkis isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı
üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de
TMK'nın 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı
maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın
miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin
tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6.2.2. TMK'nın 669 uncu maddesinde “Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben
elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle
birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir
malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış
olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça, denkleştirmeye
tâbidir.” hükmü düzenlenilmiştir.
6.2.3. Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası
kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai)
davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya
sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların
zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin
tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı
kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur.
Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık
TMK uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları
gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde
tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal
olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Miras bırakanın TMK'nın 506 ncı maddesinde belirlenen
saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise
tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup
bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf
oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
6.3. Değerlendirme
Dairenin (IV/2.) numaralı paragrafta belirtilen hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde işlem
yapılıp özellikle tenkis koşullarının oluştuğu da ispat edilemediğinden, davanın reddine ilişkin karar
verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve
bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından başkaca
harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık
olmak üzere, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Miras Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HD · E. 2023/1068, K. 2025/1536 — Mirasin Hükmen Reddi
- Yargıtay 1. HD · E. 2016/17175, K. 2020/4133 — Muris Muvazaasi — İspat
- Yargıtay 1. HD · E. 2020/2954, K. 2020/5969 — Tenkis — Hak Düşürücü Süre
- Yargıtay 1. HD · E. 2021/1705, K. 2022/5258 — Tenkis
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Miras Hukuku