Yargıtay 1. HD · E. 2021/1705, K. 2022/5258
Konu: Tenkis · Karar Tarihi: 29.06.2022
← Miras Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Miras Hukuku
Karardan çıkan ilke: Tenkis için saklı payın fiilen zedelenmesi şarttır; tasarruf oranının aşılması tek başına yeterli değildir.
Kararın Tam Metni
Daire: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1705
Karar No: 2022/5258
Karar Tarihi: 29.06.2022
1. Hukuk Dairesi 2021/1705 E. , 2022/5258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: DÜZCE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil, tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece
Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile İlk Derece
Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili
tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 27/01/2022
Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ...
vd. vekili Avukat... geldi.Davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar gelmediler. Yokluklarında duruşmaya
başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten
sonra, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi,dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan eşi ...’ın 168,237,238,411 ( ifrazla 1262,1263,1264) ve 416 parsel sayılı
taşınmazlarını 09.10.1997 tarihinde davalı oğlu ...’e rücu şartlı bağış suretiyle devrettiğini, ...’in de temlik
aldığı taşınmazları diğer davalı kardeşlerine satış suretiyle devrettiğini, yapılan işlemlerin mirastan mal
kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişme konusu taşınmazların davalılar adlarına
olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar
verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, mirasbırakanın sağlığında malvarlığını mirasçıları arasında paylaştırmak istediğini, ancak bir
kısım mirasçının şehir dışında olması nedeniyle bunu yapamadığını , bu nedenle önce dava konusu
taşınmazları oğlu ...’e bağış suretiyle devrettiğini, ...’in de murisin isteği doğrultusunda 168 parsel ile 416
parselin ½ şer paylarını... ve ... mirasçısı ...’e, 1262 ve 1263 parsel sayılı taşınmazları ...’e devrettiğini,dava
dışı kızlara nakit ödeme yapıldığını,237 ve 238 parsel sayılı taşınmazları ise yerin hayvancılığa uygun
olması sebebiyle kümes yaptırmak için bedeli karşılığında Koray’a devredildiğini,mirasbırakanın davacı
eşi ...'e de 205 parsel sayılı taşınmazın 5/7 payını rücu şartı ile bağışladığını, mal kaçırmanın söz konusu
olmadığını, davacının saklı payının zedelenmediğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın
reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın iradesinin paylaştırma olup tüm mirasçılar arasında hak
dengesini gözetir bir paylaşım yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri Özetle
Davacının mirasbırakanın ikinci eşi olup, mirasbırakanın ilk eşinden olan çocuklarının davacıyı bir
türlü kabul etmediklerini, davacı ... ...nin dinlenmeden sonuca gidildiğini, tenkis talebi yönünden
inceleme yapılmadığını, devir işlemlerindeki amacın davacının mirastan pay almasını engellemek
olduğunu, mirasçılar arasında bir paylaşımın söz konusu olmadığını,mirasbırakanın mallarını davalıların
paylaştığını, tüm taşınmazların önce ...’e devredildiğini, ...’in de mirasbırakan öldükten sonra taşınmazları
diğer mirasçılara dağıttığını, ancak davacıya hiç bir taşınmaz bırakılmadığını, davanın kabulüne karar
verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 14/01/2021 tarihli ve 2018/1534 Esas - 2021/17
Karar sayılı kararıyla;mirasbırakan ...’ın 24/07/2008 tarihinde ölümü ile eşi davacı, çocukları ve torunları
olan davalılar ile dava dışı kişilerin mirasçı kaldıkları, mirasbırakanın çekişme konusu 237 parselin
1/3 payı, 238, 416, 168 ve 411 parsel sayılı taşınmazları 09/10/1997 tarihli akitle rücu şartlı hibe
suretiyle oğlu davalı ...’e temlik ettiği, onun da 237 parselin 1/3 payı ile 238 parseli 08/06/2012 tarihli
akitle oğlu davalı ...’a, 168 parseli 03/05/2010 tarihli, 416 parseli ise 09/03/2010 ve 24/03/2010
tarihli akitlerle davalılar... ve ...’a satış suretiyle temlik ettiği, 410 parselin ifrazı ile oluşan 1262 ve
1263 parsellerin 10/06/2015 tarihli akitle davalı ...’e satış suretiyle devredildiği, 1264 parselin ise ifraz
suretiyle davalı ... adına kayıtlı olduğu, mirasbırakanın 205 parseldeki 3000/4200 payını ise 07/10/1987
tarihli akit ile rücu şartlı hibe ile davacı ...’e devrettiği, aynı taşınmazın 1200/4200 payının muris adına
kayıtlı olduğu, diğer yandan TMK'nın 571. maddesi uyarınca, tenkis davası açma hakkının, mirasçıların
saklı paylarının zedelendiğini ögrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde
açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşeceğini,
somut olayda, mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazları rücu şartlı bağış suretiyle oğlu davalı ...’e
temlik ettiği, davalı ...’in daha sonra dava konusu taşınmazları satış suretiyle diğer davalılara devrettiği,
eldeki davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis
isteğiyle 07/09/2016 tarihinde açıldığı, mahkemece murisin mirasçıları arasında mal paylaştırması
yaptığı, muvazaa iradesinin bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidildiği ancak, mirasbırakanın kendi
adına tapuda kayıtlı olan taşınmazını kazandırma yapmak istediği kişiye devretmesi halinde 01/04/1974
tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulacağı, eldeki davada ise mirasbırakanın
maliki olduğu taşınmazları oğlu davalı ...’e bağış suretiyle devrettiği, bağış işleminin geçerli bir işlem
olup muris muvazaası iddiasının böylesi bir temlikte uygulama yerinin bulunmadığı, davalı ...’in daha
sonra dava konusu taşınmazları diğer mirasçılara devretmiş olmasının murisin yaptığı mal paylaşımı
olarak kabul edilemeyeceği gibi daha önce davacıya bağış suretiyle yaptığı devrin de sonuca etkili
olmayacağı, bu nedenle tapu iptali ve tescil isteğinin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği,
mirasbırakanın 24/07/2008 tarihinde öldüğü, eldeki davanın 07/09/2016 tarihinde açıldığı, davacının
saklı payının ihlal edildiğini öğrenme tarihinden itibaren Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesi hükmü
uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde tenkis isteğinde bulunmadığına göre tenkis isteğinin de
hak düşürücü sürede dava açılmadığından bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı
değerlendirme ve hatalı gerekçe ile ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin
istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yönünde
yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde
bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri Özetle
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak, mirasbırakan ölünce
davacının Ordu’da ki köyüne gitmek zorunda kaldığını,bu nedenle davacının mirasbırakanın bu
taşınmazlarından haberi olmadığını, yapılan temlikleri bilmediğini, davacının yapılan temlikleri 2016
yılında öğrendiğini ve bu davayı açtığını,bu durumda davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını
belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine
ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında
açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış
sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26.
maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın
miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin
tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararı, bizzat mirasbırakanın üzerinde tapuda kayıtlı olan taşınmazların mirasbırakan ya da vekili
(temsilcisi) tarafından aslında bağış olduğu halde satış biçiminde temlik edilmesi durumunda uygulama
olanağı bulur.
Bedeli ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı
Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla
gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı, Hukuk Genel Kurulunun
30.12.1992 tarihli 586/782; 21.09.1994 tarihli 248/538; 21.12.1994 tarihli 667/856; 11.10.1995
tarihli 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş, Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık
kazanmıştır. Ancak gizli bağış şeklinde gerçekleştirilen işlem bulunduğu iddiası bakımından şartların
mevcut olması halinde tenkis incelemesi yapılabileceği hususunda kuşku yoktur.
3.2.3. Bilindiği üzere; tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı
veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik
doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın
ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş
olmasıdır. Tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz
edilemez. Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nın 565.
maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak
anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nin 570. maddesindeki
sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561. maddesinde yer
alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına
bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası
tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi
gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği
ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip
sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde
bir isabetsizlik bulunmamasına göre, (IV/3.) numaralı paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir
isabetsizlik yoktur.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve
yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca
ONANMASINA, 20.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen
temyiz edilen davalı ... vd.vekili için 3.815.00 TL duruşma vekalet ücretinin ve 21,40 TL bakiye onama
harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar
verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Miras Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HD · E. 2023/1068, K. 2025/1536 — Mirasin Hükmen Reddi
- Yargıtay 1. HD · E. 2016/17175, K. 2020/4133 — Muris Muvazaasi — İspat
- Yargıtay 1. HD · E. 2020/2954, K. 2020/5969 — Tenkis — Hak Düşürücü Süre
- Yargıtay 1. HD · E. 2022/2760, K. 2022/5302 — MİRASTA DENKLEŞTİRME (TMK m. 669)
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Miras Hukuku