Yargıtay 1. HD · E. 2020/2954, K. 2020/5969
Konu: Tenkis — Hak Düşürücü Süre · Karar Tarihi: 12.11.2020
← Miras Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Miras Hukuku
Karardan çıkan ilke: TMK m. 571'deki bir yıl / on yıllık süreler hak düşürücüdür; hâkim resen gözetir, taraf ileri sürmese de uygulanır.
Kararın Tam Metni
Daire: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/2954
Karar No: 2020/5969
Karar Tarihi: 12.11.2020
1. Hukuk Dairesi 2020/2954 E. , 2020/5969 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tenkis, tapu iptali ve tescil-bedel- olmazsa tenkis istekli davalar
sonunda yerel mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl ve
birleştirilen davalarda davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş
olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.02.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden
davalılardan ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... ... geldiler, duruşmaya başlandı,
süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra
gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik
Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp
düşünüldü:
-KARAR-
Asıl dava, tenkis; birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile
bedel, olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir.
Davacı, davalı ...’na yönelttiği asıl davada, mirasbırakan babası ...’nun 01.02.2002 tarihli vasiyetname
ile tüm taşınmazlarını oğullarına vasiyet ettiğini, bu vasiyetnameden 22.03.2010 tarihinde okununca
haberdar olduğunu, vasiyetnameden önce de mirasbırakanın tüm taşınmazlarını kadastro sırasında
oğullarının üzerine yazdırdığını, son kalan dava konusu 92,128 ve 133 parsel sayılı taşınmazların
vasiyetnameye konu edildiğini ileri sürerek bu taşınmazların aynen olmadığı taktirde nakten tenkisini
istemiştir.
Davacı, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/220 Esas 2014/91 Karar sayılı birleştirilen ve davalılar ...,
... ile ...’na yönelttiği davada; mirasbırakanın rızası hilafına evlilik yaptığını, mirasbırakanın bu davranışı
affetmediği için taşınmazlarını üç oğluna kaçırdığını ileri sürerek dava konusu 15 ada 7 parsel sayılı
taşınmazda bulunan 1, 2, 4 no’lu bağımsız bölümlerin muris muvazaası nedeniyle tapu kayıtlarının iptali
ile miras payı oranında adına tescilini, bu taşınmazla ilgili heyelan nedeniyle devlet tarafından tahsis
edilen tapu kaydı var ise tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adına tescilini, dava dışı 3.
kişiye devredilen 3 no’lu bağımsız bölüm yönünden bedelin tahsilini, dava dışı 3. kişiye devredilen dava
konusu 6 parsel sayılı taşınmaz yönünden bedelin davalı ...’dan tahsilini, olmadığı taktirde tenkisini
istemiş; davacı 05/01/2016 tarihli dilekçesinde, dava konusu 15 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalılar
tarafından dava dışı ... ve ... ...’a pay satışları yapıldığını, heyelan nedeniyle afet konutları verildiğini, 3.
kişilere satılan paylar bakımından bedelin ödenmesi, aksi taktirde tenkisin değerlendirilmesi gerektiğini;
21/03/2016 tarihli dilekçesinde, dava konusu 15 ada 7 parselde 1, 2, 4 no’lu bağımsız bölümlerin
heyelandan dolayı yıkılması nedeniyle yerine tahsis edilen 120 ada 93 ve 94 parseller üzerine inşaa
edilen F-5, V-5, M-5, H-5 no’lu b.b.lerin iptal tescilini istemiştir.
Davacı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/126 Esas 2011/155 Karar sayılı birleştirilen ve davalı
...’na yönelttiği davada; mirasbırakanın 1.2.2002 tarihli vasiyetnamesinin iptali için Asliye Hukuk
Mahkemesinin 2010/135 esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, dava konusu 124, 132, 126,
71, 119, 123, 132, 156 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan tarafından muvazaalı olarak oğlu
...’e devredildiğini, onun tarafından da muvazaalı olarak 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla davalı
oğlu Uğur Selçuk’a temlik edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile
miras payı oranında adına tescilini, olmadığı taktirde tenkisini istemiş; birleştirilen davanın 10.11.2011
tarihli duruşma tutanağına göre, dava konusu taşınmazlardan ... Mevkii 132 parsel olarak gösterilen
taşınmazın parsel numarasının 137 parsel olarak düzeltildiği belirtilmiştir.
Davacı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/32 Esas 2012/97 Karar sayılı birleştirilen ve davalılar ..., ...,
...’na yönelttiği davada, mirasbırakanın kendi parası ile davalı çocuklarına 1222 ada 11 parselin ½ payını
2.2.1973 tarihinde, ½ payını da 14.07.1982 tarihinde satın aldığını ve üzerindeki binanın da mirasbırakan
tarafından yaptırıldığını, davalıların yaş itibariyle bu taşınmazı almalarının mümkün olmadığını ileri
sürerek tenkisini istemiş; ön incelemede uyuşmazlık konusu, iptal tescil, olmadığı taktirde tenkis olarak
nitelendirilmiştir.
Davacı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/136 Esas 2011/104 Karar sayılı birleştirilen ve davalılar
..., ..., ...’na yönelttiği davada, mirasbırakanın bir kısım taşınmazının kadastroda davalılar üzerine tespit
gördüğünü, bir kısmını muvazaalı olarak devrettiğini, kardeşinden alması gereken hisseleri davalı
oğullarına devrettirdiğini, bazı tapuları kendi aralarında ve akrabaları arasında trampa ederek danışıklı
işlemler yaptıklarını ileri sürerek dava konusu 115 ada 24, 108 ada 48 parseller, 75, 158, 154, 145, 142,
121, 83 parseller, 109, 63, 64, 68, 69, 90, 91, 106, 14, 108 parseller, 117 ada 24 parsel, 110, 111, 112, 114,
116, 155, 107 parseller, 117 ada 20 parsel, 115 ada 26, 116 ada 5, 117 ada 21 parseller, 124, 13, 125,
132, 137, 156, 159, 126, 67, 71, 119, 120, 122, 123, 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının
miras payı oranında iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde tenkisini istemiştir.
Davalılar, dava konusu bazı taşınmazların 3. kişilerden edinildiğini ve mirasbırakanla ilgisi bulunmadığını,
1222 ada 11 parseldeki binanın son üç katının kendileri tarafından inşaa edildiğini, afet konutlarında
davalı ... ve ...’a tahsis edilen bölüm bulunmadığını, hayatları boyunca anne ve babalarını hiç yalnız
bırakmadıklarını, onlara baktıklarını, davacının ise ailenin rızasına aykırı şekilde kaçarak evlendiğini,
bayramlarda dahi ziyaret etmediğini, mirasbırakanın minnet duygusuyla tasarrufta bulunduğunu,
vasiyetnamenin iptalini gerektirecek bir neden olmadığını, mirasbırakanın 3. kişilerden satın aldığı
taşınmazları davalılar adına kaydettirmesi durumunda muris muvazaasının söz konusu olmayacağını,
kadastro sırasındaki tasarruflara karşı ancak tenkis istenebileceğini belirterek davanın reddini
savunmuşlardır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, eksiğin giderilmesi suretiyle getirtilen kayıtlardan; 1927 doğumlu
mirasbırakan ...’nun 19.11.2009 tarihinde ölümü üzerine davacı kızı ... ile davalı oğulları ... (1959
doğumlu), ... (1953 doğumlu), ...’nun (1964 doğumlu) mirasçı kaldıkları, davalılardan ...’nun ise davalı
...’in oğlu olduğu, ... 3. Noterliğinin 01.02.2002 tarih 1532 yevmiye no’lu düzenleme şeklindeki
vasiyetnamesine göre, mirasbırakan ...’nun “128 ve 133 parsel sayılı taşınmazlarımı oğlum ...’na ve
yine evlatlarım ..., ..., ... ile aralarında yapmış olduğum rızai taksim neticesinde kendilerine isabet
eden taşınmazlar aynen rızai taksim sonundaki şekli ile baki ve muteber olmak şartı ile kendilerine
düşen taşınmazları yine kendilerine vasiyet ediyorum” şeklinde vasiyette bulunduğu, vasiyetnamenin
açılmasına ilişkin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/20 Esas 2010/56 Karar sayılı dosyasında
davacıya 25.02.2010 tarihinde tebligat yapıldığı, davacının 22.03.2010 tarihli duruşmaya katıldığı ve
vasiyetnameyi kabul etmediğini beyan ettiği, anılan duruşmada vasiyetnamenin açılıp okunduğunun
tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının, kadastro tespit tutanaklarının ve dayanak
kayıtların incelenmesinde;
Asıl davada dava konusu;
1-) 92 parsel sayılı taşınmazın 1/4’er paylarla 21.03.1984 tarihli tapulama işlemiyle dava dışı Halil ..., ...
..., ... ... ve mirasbırakan ... adlarına kayıtlı olduğu,
2-) 128 parselin tamamının 21/03/1984 tarihli tapulama ile mirasbırakan ... adına kayıtlı olduğu,
3-) 133 parselin tamamının 21/03/2984 tarihli tapulama işlemiyle mirasbırakan ... adına kayıtlı olduğu
anlaşılmaktadır.
Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/220 Esas 2014/91 Karar sayılı dosyasında dava
konusu;
1-) 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine göre, eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı
... ..., 6/14 hissesi mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 1971 yılında haricen, tamamını davalı ...’na
sattıkları, taşınmazın 3.5.1982 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, Kadastro Mahkemesince
20.12.1996 tarihli karar ile tespit gibi tesciline karar verildiği, tapu kütüğüne göre dava konusu 6 parsel
sayılı taşınmazın tamamı davalı ... adına kayıtlı iken 4.5.2000 tarihli satış işlemiyle 1/2’şer paylarla dava
dışı...ve ... isimli kişilere devrettiği,
2-) 15 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 15.02.1978 T. 63 no’lu tapu kaydı ile tamamı mirasbırakan ...
evlatları ..., ... ve ... adlarına seviyyen kayıtlı iken mevcut tapu kaydına istinaden 1/3 er paylarla ..., ...
ve ... adlarına 3.7.1986 tarihinde tespit edildiği, tespite dayanak 15.02.1978 T. 63 no’lu tapu kaydına
göre, dava konusu 15 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tamamı dava dışı ... ... adına kayıtlı iken tamamını
mirasbırakan ...’in evlatları olan davalılar ..., ... ve ...’ya 1/3 er paylarla satış yoluyla temlik ettiği, ... ve
...’ın işleme bizzat katıldığı, ...’nın ise yaşının küçük olması nedeniyle babası ve annesinin velayeten
katıldığı, tapu kütüğüne göre, dava konusu 15 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1/3’er paylarla davalılar
..., ... ve ... adlarına kayıtlı iken 23/06/1997 tarihli satış işlemiyle dava dışı ...’a 3/15 pay devrettikleri,
4/15’er payın ipkaen üzerlerinde kaldığı, 23.12.1997 tarihli satış işlemiyle 3/15 payı dava dışı ... ...’a
temlik ettikleri ve üzerlerinde 3/15’er payın ipkaen kaldığı, taşınmazın kat mülkiyetine geçtiği, buna göre
1, 2, 4 no’lu bağımsız bölümlerin 1/3’er paylarla davalılar ..., ... ve ... adlarına, 3 no’lu bağımsız bölümün
dava dışı ..., 5 no’lu bağımsız bölümün dava dışı ... ... adına kayıtlı olduğu, bu taşınmazın heyelana maruz
kalması nedeniyle tahsis edilen 120 ada 93 parselde F-5 no’lu bağımsız bölümün davalı ..., H-5 no’lu
bağımsız bölümün dava dışı ... ..., 120 ada 94 parselde M-5 no’lu bağımsız bölümün dava dışı ... adına
04/08/2016 tarihli tahsis işlemiyle tescil edildiği, 120 ada 94 parselde V-5 no’lu bağımsız bölümün davalı
... adına tahsis ve tescil edildiği, ...’in bu bağımsız bölümü 08/01/2019 tarihinde dava dışı 3. kişi olan
Abdullah İnan’a sattığı, ... Valiliğinin 11.12.2014 tarihli yazısına göre; dava konusu 15 ada 7 parsel sayılı
taşınmazın heyelana maruz kalması nedeniyle devlet tarafından tahsis edilen konutların kayıtlarının ve
buna göre 120 ada 93 ve 94 parseller üzerine inşaa edilen binadan F-5 no’lu dairenin davalı ...’a, V-5 no’lu
dairenin davalı ...’e, M-5 no’lu dairenin dava dışı ...’a, H-5 no’lu dairenin dava dışı ... ...’a isabet ettiğine
ilişkin noter çekiliş tutanağının gönderildiği anlaşılmaktadır.
Birleştirilen Kapatılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/126 Esas 2011/155 Karar sayılı dosyasında
dava konusu;
1-) 71 parselin eski tapu kayıtlarına göre 8/14 hissesi dava dışı ... ..., 6/14 hissesi mirasbırakan ...
adlarına kayıtlı iken paylarının tamamını ... evlatları ..., ... ve ...’e haricen sattıkları, bu maliklerin de
tapulamadan 5-6 yıl önce yaptıkları rızai taksim ile mirasbırakanın oğlu ...’na isabet ettiği, ancak malik
sütununda mirasbırakanın oğlu ... adına 3.5.1983 tarihinde tespit edildiği,
2-) 119 parselin eski tapu kayıtları ile 8/14 payı dava dışı ... ..., 6/14 payı mirasbırakan ... (...)... adlarına
kayıtlı iken bu yeri 1969 yılında haricen mirasbırakanın oğulları davalılar ... ve ...’ya sattıkları, bunların da
tapulamadan 5-6 yıl önce yaptıkları haricen taksim ile taşınmazın mirasbırakanın oğlu ...’na isabet ettiği
anlaşılmakla 3.5.1983 tarihinde mirasbırakanın oğlu ... adına tespit edildiği,
3-) 123 parselin eski tapu kayıtları ile mirasbırakan ... ile dava dışı kişiler adına kayıtlı iken maliklerin
30-40 yıl önce yaptıkları rızai taksim ile ve daha sonra yapılan intikal, satış gibi akitlerden sonra bu yerin
müstakilen dava dışı ... oğlu ...’na isabet ettiği ve onun da 1972 yılında haricen mirasbırakanın oğlu ...’na
sattığı anlaşılmakla 13.12.1983 tarihinde mirasbırakanın oğlu ... adına tespit edildiği,
4-) 124 ve 126 parsellerin eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ..., 6/14 hissesi muris ... ... (...)
adına kayıtlı iken mirasbırakanın hissesini 1970 yılında haricen oğlu ...’na sattığı ve tapulamadan 6-7 yıl
önce yapılan rızai taksim bu taşınmazın murisin oğlu ...’na isabet ettiği anlaşılmakla 2.5.1983 tarihinde
mirasbırakanın oğlu ... adına tespit edildiği,
5-) 132 parselin eski tapu kayıtlarına göre mirasbırakan ... ile dava dışı kardeşlerine kaldığı ve aralarında
yaptıkları rızai taksim ile bu parselin mirasbırakan ...’na isabet ettiği ve mirasbırakan ...’in de bu parseli
1970 yılında oğlu ...’na haricen sattığı anlaşılmakla bu parselin 25.10.1983 tarihinde mirasbırakanın oğlu
... adına tespit edildiği,
6-) 137 parselin eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ..., 6/14 hissesi mirasbırakan ... ... (...) adına
kayıtlı iken mirasbırakanın hissesini 1970 yılında haricen oğlu ...’na sattığı ve tapulamadan 6-7 yıl önce
yapılan rızai taksim bu taşınmazın mirasbırakanın oğlu ...’na isabet ettiği anlaşılmakla bu taşınmazın
2.5.1983 tarihinde mirasbırakanın ... ... adına tespit edildiği,
7-) 156 parselin eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ..., 6/14 hissesi muris ... ... (...) adına
kayıtlı iken haricen ve rızai taksim ile taşınmazın mirasbırakan ...’e isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu
taşınmazı 1971 yılında oğlu ...’na haricen sattığı anlaşılmakla bu taşınmazın 3.5.1983 tarihinde ... adına
tespit edildiği, tapu kütüklerine göre, dava konusu bu taşınmazların 17/06/2010 tarihli satış işlemiyle
davalı ...’ndan davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Birleştirilen Kapatılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/32 Esas 2012/97 Karar sayılı dosyasında
dava konusu; 1222 ada 11 parsel sayılı taşınmazın geldisi 296 ada 6 parsel olup, bu taşınmazın
26/02/1976 tarihli kadastro işlemiyle dava dışı ..., ..., ... ile davalılar ..., ..., ... (2/12’şer pay oranlarıyla)
adlarına kayıtlı iken diğerlerinin paylarını 14/07/1982 tarihinde satış yoluyla davalılar ..., ... ve ...’ya
devrettikleri, bu taşınmazda kat irtifakı kurulduğu ve mahkemece 1, 2, 3, 4, 5, 6 no’lu bağımsız bölümler
yönünden iptal tescile karar verildiği, Dairenin geri çevirme kararı üzerine anılan taşınmazın yalnızca
kadastro tutanağının gönderildiği, kadastro tespitinin 2.2.1973 tarih 20 sıra no’lu tapu kaydına istinaden
yapıldığı, ancak dayanak tapu kaydının gönderilmediği anlaşılmaktadır.
Birleştirilen Kapatılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/136 Esas 2011/104 Karar sayılı dosyasında;
1-) Dava konusu 115 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 21.12.1973 tarih ve 25.12.1973 tarih 99 ve 110 sıra
no’lu tapu kayıtları ile eşit şekilde mirasbırakan ... evlatları davalılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu
ve halen tasarruf ettikleri anlaşıldığından 1/3’er paylarla 13.12.1991 tarihli kadastro tespiti ile adlarına
tespit edildiği, eski tapu kayıtlarına göre, taşınmazın 108/160 hissesi dava dışı ... ... adına kayıtlı iken
diğer parçadaki hissenin tamamı ile birlikte seviyyen mirasbırakan ... evlatları ..., ... ve ...’ya sattığı, ...
ve ...’nın yaşları küçük olduğu için anne babasının işleme katıldığı, 52/160 payının da dava dışı ... oğlu
... mirasçılarından davalılara geçtiği, bu taşınmazın tamamının 24/06/2008 tarihli satış ve hisse tevhidi
işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği,
2-) Dava konusu 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.12.1973 tarih ve 25.12.1973 tarih 98 ve 109
sıra no’lu tapu kayıtları ile mirasbırakan ... evlatları davalılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olup, ... ve ...’nın
hisselerini ...’e verdikleri anlaşılmakla tamamının 31.07.1995 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit
edildiği, eksiğin giderilmesi suretiyle getirtilen 25.11.1973 tarih 98 sıra no’lu tapu kaydına göre, dava
dışı ... oğlu ... mirasçılarından ve 25.12.1973 tarih 109 sıra no’lu tapu kaydına göre dava dışı ... ...’ndan
satış yoluyla geçtiği, satış tarihinde ... ve ...’nın yaşları küçük olduğundan anne babasının işleme katıldığı,
taşınmazın tamamının 1.7.1996 tarihli kadastro işlemiyle davalı ... adına kayıtlı olduğu,
3-) Dava konusu 115 ada 26 parsel sayılı taşınmazın, 21.12.1973 tarih ve 25.12.1973 tarih 98 ve 109
sıra no’lu tapu kayıtları ile mirasbırakan ... evlatları davalılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı olup ... ve ...’nın
hisselerini ...’e verdikleri anlaşılmakla tamamının 31.07.1995 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit
edildiği, eksiğin giderilmesi suretiyle getirtilen 25.11.1973 tarih 98 sıra no’lu tapu kaydına göre, dava
dışı ... oğlu ... mirasçılarından ve 25.12.1973 tarih 109 sıra no’lu tapu kaydına göre dava dışı ... ...’ndan
satış yoluyla geçtiği, satış tarihinde ... ve ...’nın yaşları küçük olduğundan anne babasının işleme katıldığı,
taşınmazın tamamının davalı ... adına kayıtlı olduğu,
4-) Dava konusu 117 ada 20 parsel sayılı taşınmazın, eski tapu kayıtlarıyla mirasbırakan ... ve dava dışı
kişiler adına kayıtlı iken harici ve rızai taksim ile mirasbırakan ...’e isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu
taşınmazı 1985 yılında davalı oğlu ...’ya haricen bağışladığı ve mirasbırakanın bu hususta muvafakatinin
alındığı, taşınmazın 30.06.1992 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, taşınmazın tamamının
davalı ... adına kayıtlı olduğu,
5-) Dava konusu 117 ada 21 parsel sayılı taşınmazın, eski tapu kayıtlarıyla mirasbırakan ... ve ve dava
dışı kişiler adına kayıtlı iken harici ve rızai taksim ile mirasbırakana isabet ettiği ve onun da bu yeri
1985 yılında davalı oğlu ...’na haricen bağışladığı ve mirasbırakanın bu hususta muvafakatinin alındığı,
taşınmazın 30.06.1992 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı
olduğu,
6-) Dava konusu 117 ada 24 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarıyla mirasbırakan ve dava dışı
kişiler adına kayıtlı iken harici ve rızai taksim ile mirasbırakana isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu yeri
1985 yılında davalı oğlu ...’na haricen bağışladığı ve mirasbırakanın bu hususta muvafakatinin alındığı,
taşınmazın 30.06.1992 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, taşınmazın halen davalı ... adına
kayıtlı olduğu,
7-) Dava konusu 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarıyla mirasbırakan ... ve başkaları
adına kayıtlı iken rızai ve harici taksim ile mirasbırakan ile dava dışı ... ...’na bıraktıkları, bunların da
aralarında yapılan taksim ile bu yerin dava dışı ... ...’na isabet ettiği ve onun da bu taşınmazı 1983 yılında
bağış yoluyla dava dışı oğlu ...’na bıraktığı ve taşınmazın 30.06.1992 tarihli kadastro ile dava dışı ... adına
tespit edildiği, taşınmazın tamamı dava dışı ... adına kayıtlı iken 08/07/2009 tarihinde davalı ...’na 7/27
pay sattığı, 20/27 payının da dava dışı ... adına kayıtlı olduğu,
8-) Dava konusu 108 ada 48 parsel sayılı taşınmaz 2.12.1981 T. 5 ve 6 sıra no’lu tapu kayıtları ile eşit
şekilde mirasbırakan ... evlatları davalılar ..., ..., ... adlarına kayıtlı iken ... ve ...’nın ifrazlı taşınmazlarını
1982 yılında haricen davalı ...’a sattıkları ve taşınmazın 15.10.1991 tarihli kadastro ile tamamının davalı
... adına tespit edildiği, eski tapu kayıtlarına göre, taşınmazın tamamı dava dışı ... ... adına kayıtlı iken
1/3’er paylarla davalılar ..., ... ve ...’ya satış yoluyla temlik ettiği, taşınmazın tamamının davalı ... adına
kayıtlı olduğu,
9-) Dava konusu 137 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına istinaden 8/14 hissesi dava dışı ... ...,
6/14 hissesi mirasbırakan ... adlarına kayıtlı iken mirasbırakanın payını 1970 yılında haricen davalı oğlu
...’na sattığı, 6-7 yıl önce yapılan rızai taksim ile de bu taşınmazın tamamının davalı ...’na isabet ettiği,
taşınmazın 2.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı
iken birleştirilen davada davalı oğlu ...’na 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
10-) Dava konusu 132 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden mirasbırakan ve kardeşlerine
kaldığı, yaptıkları rızai taksim ile mirasbırakan ...’e isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu yeri 1970 yılında
davalı oğlu ...’na haricen sattığı, taşınmazın 25.10.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği,
bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken birleştirilen davada davalı oğlu ...’na 17/06/2010 tarihinde satış
yoluyla temlik ettiği,
11-) Dava konusu 156 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarıyla 6/14 hissesi mirasbırakan ... adına,
8/14 hissesi dava dışı ... ... adına kayıtlı iken yaptıkları rızai taksimle tamamının mirasbırakan ...’e
isabet ettiği, mirasbırakanın da 1971 yılında haricen davalı oğlu ...’na sattığı, taşınmazın 3.5.1983 tarihli
kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken birleştirilen davada
davalı oğlu ...’na 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
12-) Dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden mirasbırakanın babasına ait
iken 1950 yılında haricen mirasbırakan ...’e sattığı, mirasbırakan ...’in de 1970 yılında bu yeri davalı oğlu
...’na haricen sattığı, taşınmazın 25.10.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz
davalı ... adına kayıtlı iken 08/07/2009 tarihinde 3/8 payını dava dışı ...’na, 5/8 payını da davalı ...’na satış
yoluyla temlik ettiği,
13-) Dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden mirasbırakanın babasına ait
iken 1950 yılında haricen mirasbırakan ...’e sattığı, mirasbırakan ...’in de 1970 yılında bu yeri davalı
oğlu ...’na haricen sattığı, taşınmazın 25.10.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu
taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
14-) Dava konusu 63 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına istinaden mirasbırakan ... ve dava dışı
kardeşi ... ile ...’nın çocukları ..., ..., ... adlarına kayıtlı iken ve başkaları da hissedar iken mirasbırakanın
kardeşi dava dışı ...’nın payının tamamını 1974 yılında haricen davalılar ... ve ...’ya sattığı, bütün
hissedarların yaptığı rızai taksim sonucu bu parselin 29.11.1983 tarihli kadastro ile dava dışı ... adına
tespit edildiği, bu taşınmaz dava dışı ... adına tapulama yoluyla kayıtlı iken adı geçenin taşınmazın ½
payını 31/10/1984 tarihinde dava dışı ... ...’na, ½ payını da davalı ...’na satış yoluyla temlik ettiği, dava
dışı ... ...’nun ½ payını 13/06/1996 tarihinde dava dışı ... ...’na hibe etmesiyle bu taşınmazın ½ şer paylarla
davalı ... ve dava dışı ... ... adlarına kayıtlı olduğu,
15-) Dava konusu 64 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına istinaden mirasbırakan ... ve dava dışı
kardeşi ... ile ...’nın çocukları ..., ..., ... adlarına kayıtlı iken ve başkaları da hissedar iken mirasbırakanın
kardeşi dava dışı ...’nın payının tamamını 1974 yılında haricen davalılar ... ve ...’ya sattığı, bütün
hissedarların yaptığı rızai taksim sonucu bu parselin 29.11.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit
edildiği, taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
16-) Dava konusu 68 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden mirasbırakan ...’in babasına ait
iken ölümü ile mirasbırakan ... ve diğer mirasçılara kaldığı, mirasçıların da tapulamadan 30-35 yıl önce
yaptıkları rızai taksim ile taşınmazın mirasbırakan ...’e isabet ettiği, mirasbırakanın da bu taşınmazı 1971
yılında haricen davalı oğlu ...’na sattığı, 01.12.1983 tarihli kadastro ile taşınmazın davalı ... adına tespit
edildiği, 16.11.1984 tarihli komisyon kararı ile davalı ... adına tesciline karar verildiği, bu taşınmazın
davalı ... adına kayıtlı olduğu,
17-) Dava konusu 69 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarıyla 8/14 hissesi dava dışı ... ..., 6/14
hissesi mirasbırakan ...’na ait iken her ikisinin de hisselerini 1972 yılında haricen evlatları ..., İbrahim,
... (... oğulları), ..., ..., ...’a (murisin oğulları) sattıkları, bunların da aralarında yaptıkları rızai taksimle
taşınmazın davalı ...’na isabet ettiği, taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği,
bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
18-) Dava konusu 67 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına istinaden mirasbırakan ... ile dava dışı
kardeşi ... ve ... evlatları olan dava dışı ..., ..., ... adlarına ve dava dışı ... kızı ... adlarına kayıtlı iken dava
dışı ... ...’nun (...) hissesini 1974 yılında haricen davalılar ... ve ...’ya sattığı, bütün maliklerin yaptığı harici
taksim sonucu taşınmazın 29.11.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın
davalı ... adına kayıtlı olduğu,
19-) Dava konusu 71 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ... (...) ve 6/14
hissesi mirasbırakan ... ... (...) adlarına kayıtlı iken bu hisselerini ... evlatları dava dışı ..., ... ve ...’a haricen
sattıkları, bunların da yaptıkları harici rızai taksim ile taşınmazın mirasbırakanın oğlu davalı ...’na isabet
ettiği, taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, ancak malik sütununda ...
yazılı olduğu, bu taşınmazın davalı ... adına tapulama yoluyla kayıtlı iken 17/06/2010 tarihinde diğer
birleştirilen davanın davalısı ...’na satış yoluyla temlik ettiği,
20-) Dava konusu 75 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ... (...) ve
6/14 hissesi mirasbırakan ... ... (...) adlarına kayıtlı iken bu hisselerini ... evlatları dava dışı ..., ... ve ...’a
haricen sattıkları, bunların da yaptıkları harici rızai taksim ile taşınmazın mirasbırakanın oğlu davalı ...’na
isabet ettiği , taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı
... adına kayıtlı olduğu,
21-) Dava konusu 83 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına istinaden mirasbırakan ..., dava dışı
kardeşi ... ve ...’nın evlatları dava dışı ..., ..., ... ile dava dışı ... oğlu Yüksel adlarına kayıtlı iken dava dışı ...’nın
hissesini 1972 yılında haricen davalı ...’na sattığı, bütün maliklerin yaptığı rızai taksim ile taşınmazın
davalı ...’na isabet ettiği, mirasbırakan ...’in de bu kayıttaki hissesine karşılık ...mevkiinden parsel alarak
bu tapudan alakasını kestiği, taşınmazın 29.11.1982 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu
taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
22-) Dava konusu 90 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ... (...)
ve 6/14 hissesi mirasbırakan ... ... (...) adlarına kayıtlı iken yaptıkları rızai taksimle bu taşınmazın
mirasbırakan ...’e isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu taşınmazı 1974 yılında haricen davalı oğlu ...’na
sattığı, taşınmazın 29.11.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ...
adına kayıtlı olduğu,
23-) Dava konusu 91 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ... (...) ve 6/14
hissesi mirasbırakan ... ... (...) adlarına kayıtlı iken yaptıkları rızai taksimle bu taşınmazın mirasbırakan
...’e isabet ettiği, mirasbırakanın da bu taşınmazı 1974 yılında haricen dava dışı ... oğlu ... ...’na sattığı,
...’ın 1982 yılında ölümü ile dava dışı eşi ... ... ve çocukları ..., ...’e kaldığı ve taşınmazın 29.11.1983
tarihli kadastro ile bunlar adına tespit edildiği, bu taşınmazın dava dışı ..., ... ve ... ... adlarına kayıtlı iken
26.03.1991 tarihinde davalı ...’na satış yoluyla temlik ettikleri,
24-) Dava konusu 106 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... ... ve 6/14
hissesi mirasbırakan ... adlarına kayıtlı iken mirasbırakan ...’in hissesinin tamamını 1971 yılında haricen
davalı oğulları ... ve ...’e sattığı, dava dışı ...’nın da hissesini aynı yıl dava dışı oğulları ..., ... ve ...’a sattığı,
bütün maliklerin yaptığı rızai taksim ile taşınmazın davalı ...’na isabet ettiği, taşınmazın 2.12.1983 tarihli
kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
25-) Dava konusu 107 parsel sayılı taşınmazın da 106 parsel gibi davalı ... adına tespit edildiği,
taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
26-) Dava konusu 108 parsel sayılı taşınmazın da 106 parsel gibi davalı ... adına tespit edildiği,
taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
27-) Dava konusu 109 parsel sayılı taşınmazın da 106 parsel gibi dava dışı ... oğlu ... ... adına tespit
edildiği, adı geçenin de taşınmazı 6.1.1997 tarihinde davalı ...’na satış yoluyla temlik ettiği,
28-) Dava konusu 110 parsel sayılı taşınmazın 106 parsel gibi dava dışı ... oğlu ... ... adına tespit edildiği,
adı geçen de taşınmazı 6.1.1997 tarihinde davalı ...’na satış yoluyla, onun da 3.8.2009 tarihinde davalı
...’na trampa yoluyla temlik ettiği,
29-) Dava konusu 111 parsel sayılı taşınmazın 106 parsel gibi davalı ... adına tespit edildiği, onun da
taşınmazı 03.08.2009 tarihinde trampa yoluyla davalı ...’na temlik ettiği,
30-) Dava konusu 112 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydı ile eşit şekilde mirasbırakan ... ile dava dışı
kardeşi ... ... adlarına kayıtlı iken tapulamadan önce yaptıkları rızai taksim ile taşınmazın mirasbırakan
...’e isabet ettiği, mirasbırakanın da 1974 yılında haricen davalı oğlu ...’ya sattığı, taşınmazın 29.11.1983
tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
31-) Dava konusu 114 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına göre mirasbırakan ... ile dava dışı
kardeşi ... ..., dava dışı kardeşi ...’nın evlatlarına ait iken dava dışı ... ...’un hissesini 1971 yılında haricen
davalılar ... ve ...’a sattığı, harici taksim ile de buranın davalı ...’ya isabet ettiği, taşınmazın 2.12.1983
tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
32-) Dava konusu 116 parsel sayılı taşınmazın, 114 parsel sayılı taşınmaz gibi davalı ... adına tespit
edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
33-) Dava konusu 119 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden 6/14 hissesi mirasbırakan
..., 8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... adlarına kayıtlı iken 1969 yılında haricen hisselerini davalılar ... ve
...’ya sattıkları, rızai taksimle de buranın davalı ...’na isabet ettiği , taşınmazın 2.5.1983 tarihli kadastro
ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken birleştirilen davada davalı oğlu
...’na 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
34-) Dava konusu 124 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden 6/14 hissesi mirasbırakan ...,
8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... adlarına kayıtlı iken mirasbırakan ...’in hissesinin tamamını 1970 yılında
haricen davalı oğlu ...’e sattığı, maliklerin yaptığı rızai taksim ile taşınmazın 2.5.1983 tarihli kadastro ile
davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken birleştirilen davada davalı oğlu ...’na
17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
35-) Dava konusu 125 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydına istinaden 6/14 hissesi mirasbırakan
..., 8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... ... adlarına kayıtlı iken mirasbırakan ...’in hissesinin tamamını 1970
yılında haricen davalı oğlu ...’e sattığı, maliklerin yaptığı rızai taksim ile taşınmazın 2.5.1983 tarihli
kadastro ile dava dışı ... ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz dava dışı ... ... adına tapulama yolu ile tescil
edilmişken 6.1.1997 tarihinde davalı ...’na satış yoluyla temlik ettiği,
36-) Dava konusu 126 parsel sayılı taşınmazın, 124 ve 125 parsellerdeki gibi mirasbırakan ...’in eski
tapu kaydına göre sahip olduğu hissesini davalı oğlu ...’na haricen sattığı ve yapılan rızai taksim ile bu
taşınmazın 2.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı
iken birleştirilen davada davalı oğlu ...’na 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
37-) Dava konusu 123 parsel sayılı taşınmazın, eski tapu kayıtları ile mirasbırakan ... ..., dava dışı kardeşi
... ve dava dışı ... oğlu ... ..., dava dışı ... evlatları ..., ..., ... ve dava dışı ... oğlu ... adlarına kayıtlı iken 30-40 yıl
önce yaptıkları rızai taksim ile ve daha sonra yapılan satış, intikal gibi işlemlerden sonra bu taşınmazın
dava dışı ... oğlu ...’na isabet ettiği, adı geçenin de bu taşınmazı 1972 yılında haricen davalı ...’na sattığı,
taşınmazın 13.12.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmaz davalı ... adına
kayıtlı iken birleştirilen davada davalı oğlu ...’na 17/06/2010 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği,
38-) Dava konusu 154 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına göre 6/14 hissesi mirasbırakan
..., 8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... adına kayıtlı iken rızai taksim ile mirasbırakan ...’e isabet ettiği,
mirasbırakanın da bu taşınmazı 1971 yılında haricen davalı oğlu ...’na sattığı, taşınmazın 3.5.1983 tarihli
kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
39-) Dava konusu 120 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... adına, 6/14
hissesi mirasbırakan ... adına kayıtlı iken bu yeri 1969 yılında haricen davalı ... ve ...’ya sattıkları, bunların
da rızai taksim yapması sonucu taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği,
bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
40-) Dava konusu 121 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kaydı ile mirasbırakan ... adına kayıtlı iken 1969
yılında haricen davalı oğlu ...’na sattığı, taşınmazın 2.2.1983 tarihli kadastro tespiti ile davalı ... adına
tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
41-) Dava konusu 122 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 8/14 hissesi dava dışı ... adına, 6/14
hissesi mirasbırakan ... adına kayıtlı iken bu yeri 1969 yılında haricen davalı ... ve ...’ya sattıkları, bunların
da rızai taksim yapması sonucu taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği,
bu taşınmaz davalı ... adına kayıtlı iken 03.08.2009 tarihinde trampa yoluyla davalı ...’na temlik ettiği,
42-) Dava konusu 142 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile mirasbırakan ..., dava dışı kardeşi
..., ...’nın oğulları olan dava dışı ..., ... ile ...’ın oğlu ... adlarına hisseli olarak kayıtlı iken mirasbırakan
...’in kendi payını 1970 yılında haricen davalı oğlu ... ile dava dışı yeğenleri İfakat ve ...’a sattığı,
maliklerin yaptıkları rızai taksim sonucu taşınmazın davalı ...’na isabet ettiği, taşınmazın 21.03.1984
tarihli tapulama işlemiyle davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
43-) Dava konusu 145 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına göre 6/14 hissesi mirasbırakan ...,
8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... adına kayıtlı iken rızai taksim sonucu taşınmazın mirasbırakan ...’e
isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu taşınmazı haricen 1970 yılında davalı oğlu ...’na sattığı, taşınmazın
2.5.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
44-) Dava konusu 155 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtlarına göre 6/14 hissesi mirasbırakan ...,
8/14 hissesi dava dışı kardeşi ... adına kayıtlı iken rızai taksim sonucu taşınmazın mirasbırakan ...’e
isabet ettiği ve mirasbırakanın da bu taşınmazı haricen 1971 yılında davalı oğlu ...’na sattığı, 3.5.1983
tarihli kadastro ile taşınmazın davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
45-) Dava konusu 158 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile mirasbırakan ..., dava dışı kardeşi
..., ..., dava dışı ... oğlu ... ..., dava dışı ... evlatları ..., ..., ..., dava dışı ... oğlu ... adlarına kayıtlı iken dava
dışı ... oğlu ... ...’un hissesini davalı ... ve ...’a 1971 yılında haricen sattığı, maliklerin yaptıkları rızai taksim
ile taşınmazın davalı ...’na isabet ettiği, taşınmazın 2.12.1983 tarihli kadastro ile davalı ... adına tespit
edildiği, bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu,
46-) Dava konusu 159 parsel sayılı taşınmazın eski tapu kayıtları ile 6/14 hissesi mirasbırakan ..., 8/14
hissesi dava dışı kardeşi ... adına kayıtlı iken 1969 yılında haricen davalı ... ve ...’ya sattıkları, bunların da
rızai taksimi sonucu taşınmazın davalı ...’ya isabet ettiği, taşınmazın 3.5.1983 tarihli kadastro ile davalı
... adına tespit edildiği, bu taşınmaz tapulama ile davalı ... adına kayıtlı iken 03/08/2009 tarihli trampa
işlemiyle davalı ...’na temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK'nin 298.
maddesi uyarınca, kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı
HMK'nin 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada 6100 sayılı HMK'nin 294.maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı
zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha
sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim
ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması
zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını
değiştirmesine yasal olanak yoktur.
Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen
tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMK’nin yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki
maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi
yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargının, hakimin ve kararlarının
her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.10.04.1992 tarihli
1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili
bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı
olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile karar verebileceği öngörülmüştür.
Somut olaya gelince; 29.03.2016 tarihli duruşmada, asıl ve birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil
talebinin kabulüne, sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına şeklinde karar verildiği,
bedel isteğiyle ilgili bir karar verilmediği, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise iptal tescilin yanı sıra
bedel talebine ilişkin olarak da hüküm kurulduğu, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık
ve çelişki doğduğu anlaşılmaktadır. Değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek kısa kararla çelişkili
olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir.
Kabule göre ise; asıl dava tenkis isteğine ilişkin olup; bilindiği üzere miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır
(TMK 575.md). Türk Medeni Kanunu'nun 571/1. maddesi ise “Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların
saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde
açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. ”
hükmünü amirdir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup hakim tarafından yargılamanın her aşamasında
kendiliğinden dikkate alınır.
Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası
kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai)
davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya
sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların
zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin
tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı
kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur.
Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık
4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi,
cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur.
Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi
yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir (TMK m.564). Mirasbırakanın TMK'nin 506.
maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.
Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları
zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak
belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından
söz edilemez.
Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nin 565. maddesinin 1, 2
ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde
özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nin 570. maddesindeki sıralamaya dikkat
etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden
fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce
ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate
almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu
çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye
yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı
gözetilmelidir.
Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya
yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (Sabit Tenkis Oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının
mümkün olup olamayacağı (TMK m.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal
sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar
verilmelidir.
Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564.
maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı
doğmadan davalının tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse
sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki
rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin
ödetilmesine karar verilmelidir.
Somut olayda, tenkis davalarında karar verebilmek için öncelikle mirasbırakanın terekesinin saptanması,
bunun için de mirasbırakanın terekesini ilgilendiren iptal tescil davalarının sonuçlanması gerektiğinde
kuşku yoktur. Diğer yandan, 6100 sayılı HMK 167. maddesi gereğince yargılamanın iyi bir şekilde
yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın
her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verilebileceği açıktır. Eldeki davada, tapu iptal
tescil ile bedel, olmazsa tenkis istekli birleştirilen davaların sonucu, tenkis istekli asıl davayı doğrudan
etkileyeceğine göre, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/474 Esas 2016/340 Karar sayılı dosyası
üzerinden görülen ve asıl dava olan tenkis davasının tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı ile tapu
iptal tescil talebini içeren birleştirilen davalar sonuçlandıktan sonra yukarıda değinilen somut olgu ve
ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi; öte yandan davacı
tarafça vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak açıldığı beyan edilen davanın da tespit edilip akıbetinin
araştırılarak, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek
eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle tenkis istekli asıl davada yazılı şekilde karar verilmesi doğru
değildir.
Tapu iptali ve tescil ile bedel, olmazsa tenkis istekli birleştirilen davalara gelince;
Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi
(mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak
ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak
için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi
sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle
devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış
sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar
Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun
bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak
resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu
kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir
çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın
asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun
olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan
bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük
önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların
olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,
davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki
fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Bilindiği ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, ''muris muvazaası,
mirasbırakanın danışıklı olarak mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte
bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış
doğrultusunda açıklaması halinde, saklı pay sahibi olsun yada olmasın miras hakkı çiğnenen tüm
mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin BK'nun 18. Maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu
ve gizli bağış sözleşmesinde şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, dava açabilmelerine
olanak veren hukuki bir olgu'' olarak tanımlanmaktadır. Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme
Kararları konuları ile sınırlı, gerekçeleri ile aydınlatıcı ve sonuçları ile bağlayıcıdır. Butlan sonucunu
doğurarak, murisin temliki tasarruflarının iptaline imkan tanıyan 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İçtihadı
Birleştirme Kararının uygulanabilmesi için, temliki tasarrufa konu yapılan taşınmazın murisin tapulu
malı olması, gerçekte bağışlamak istediği bu malı ile ilgili olarak tapu memuru huzurunda, iradesini
satış doğrultusunda açıklaması icap eder.Somut olaya gelince; öncelikle, birleştirilen Kapatılan ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/32 Esas 2012/97 Karar sayılı dosyasında dava konusu edilen 1222
ada 11 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 296 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine
dayanak 2.2.1973 tarih 20 sıra no’lu tapu kaydının tapu müdürlüğünden getirtilerek denetlenmesi, bu
taşınmazda mirasbırakan ...’den davalılara bir temlik olup olmadığının, var ise 01.04.1974 tarih ½ sayılı
İBK kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması; birleştirilen dört
dava yönünden, mirasbırakan tarafından tapu memuru huzurunda, tapulu taşınmazlarıyla ilgili, satış
yoluyla yaptığı temlikler bakımından 01.04.1974 tarih ½ sayılı İBK’nın uygulanabileceği, aksi halde terditli
tenkis isteğinin incelenmesi gerektiği gözetilerek, yukarıda değinilen somut olgu ve ilkeler çerçevesinde
inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken birleştirilen davalar yönünden
de eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün
açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un
428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi
gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden
alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Miras Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HD · E. 2023/1068, K. 2025/1536 — Mirasin Hükmen Reddi
- Yargıtay 1. HD · E. 2016/17175, K. 2020/4133 — Muris Muvazaasi — İspat
- Yargıtay 1. HD · E. 2021/1705, K. 2022/5258 — Tenkis
- Yargıtay 1. HD · E. 2022/2760, K. 2022/5302 — MİRASTA DENKLEŞTİRME (TMK m. 669)
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Miras Hukuku