0552 613 87 93info@dengeavukatlik.com Fikirtepe Mah. Kadıköy / İstanbul

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HD · E. 2023/322, K. 2023/2291

Konu: Manevi Tazminat — Ölçütler · Karar Tarihi: 27.12.2023

← Tazminat Hukuku emsal kararlarına dön

Bu karara atıf yapılan sayfa: Tazminat Hukuku

Karardan çıkan ilke: Manevi tazminat takdirinde sosyal-ekonomik durum, kusur ve olayın özellikleri "hak ve nesafet" çerçevesinde gözetilir; zenginleşme aracı değildir.

Kararın Tam Metni

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K. 2023/2291, T. 27.12.2023 Daire: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2023/322 Karar No: 2023/2291 Karar Tarihi: 27.12.2023 KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/322 KARAR NO: 2023/2291 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İN+ELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE Tİ+ARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2022 NUMARASI: 2022/232 Esas 2022/969 Karar DAVANIN KONUSU: Ölüm ve +ismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 16.03.2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 27.12.2023 YAZILDIĞI TARİH: 27.12.2023 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/232 Esas, 2022/969 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. ve davalı ... vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/10/2016 tarihinde saat 15:00 sularında davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı tarım aracı traktörü ile davacının babası ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeniyle davacının babasının yaralandığını, aracın içinde bulunan annesi ... 'ın ise kafasının kopması ve sağ kolunun omuzdan itibaren kopması neticesinde olay yerinde hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle davacının babası ... ve kız kardeşi ... 'ın Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/804 esas sayılı dava dosyası ile manevi tazminat davası açtıklarını ve bölge adliye mahkemesi denetiminden geçerek kararın kesinleştiğini, adın geçen dava dosyasında Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen kazada annesini kaybetmesi nedeniyle davacının manevi olarak zarara uğradığını, annesini kaybettiğinde henüz lise öğrencisi olan davacının okula devam edemeyerek eğitim hayatını yarıda bıraktığını, annesinin bu şekilde ölmesinin davacıda psikolojik bir travmaya sebep olduğunu, olayda davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davalı ... adına düzenlenen ... numaralı poliçede manevi tazminatın yazılı olduğunu ve limitinin belirlenmiş olduğunu, dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını, fazlaya dair dava, ek dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu manevi zarara ilişkin 60.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, davacı tarafın taleplerinden kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olduğunu ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminatın fahiş boyutta olduğunu, meydana gelen kazada müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K. 2023/2291, T. 27.12.2023 özetle; meydana gelen kazanın Sarıoğlan ilçesi adli sınırları içinde olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının babası ... 'ın müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş boyutlarda olduğunu, hükmedilecek tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirme diğer tarafı fakirleştirme sonucunu doğurmaması gerektiğini, öncelikle kusur durumunun yeniden tespit edilerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERE+E MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; açılan davanın kabulü ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi bakımından 10/02/2022 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte ve limitle sorumlu, diğer davalının ise kaza tarihi olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince 09.01.2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ... 'ın istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın taleplerinden kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bu kazadan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kazanın ölümle sonuçlanmasında ... plakalı araç sürücüsü ile müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi, dolayısıyla ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkili şirkete dava öncesi bir başvurusu bulunmadığından olaya ancak dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, ilk derece mahkemesince müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın müvekkili bakımından usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın ... mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ceza mahkemesinde alınan kusur raporlarının mahkeme kararına dayanak olmasının mümkün olmadığını, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, davanın esasını kabul etmemekle birlikte, dava konusu kazada kusurun tamamının müvekkiline ait olmadığını, davacının babasının dava dışı ... 'ın müterafik kusur sahibi olduğunu, davacının babası ... 'ın kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne riayet etmemiş olmasına rağmen müvekkilinin kazada asli kusurlu kabul edilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde yazıldığını, manevi tazminat hükmedilirken bir taraf için zenginleşme diğer taraf için de fakirleşme sonucunu doğurmaması KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K. 2023/2291, T. 27.12.2023 gerektiğini, hakim kendisine verilen takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre vermesi gerektiğini ancak mahkemece bu hususların gözardı edilerek müvekkilinin kusur durumu, maddi imkanlarına, dava tarihi itibariyle davacının içerisinde bulunduğu psikolojik duruma ve davacı ile ailesi tarafından işbu davanın dürüstlük kuralına ayrı şekilde kötü niyetli olarak ikame edildiğine dikkat edilmeden fahiş oranda tazminata hükmedildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.Her ne kadar davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de adı geçen davalıya gerekçeli kararın 21/12/2022 tarihinde e-tebliğ edildiği, (16/12/2022 tarihinde alıcının hesabına başarılı bir şekilde konulduğu beş gün sonra yani 21/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı) ancak davalının iki haftalık istinaf süresi dolduktan sonra 06/01/2023 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin 09/01/2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği görülmekle usul ve yasaya uygun olan 09/01/2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararının hatalı olduğu yönündeki istinaf başvuru sebebi haklı bulunmamıştır.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı kamu düzenine ilişkin hususlar ve davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucundaBilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ... l) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda sürücüyle aynı kişi olarak davalı ... ) de zararın tazmini talep edilebilir. Davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalanmış olup dosya kapsamında yer alan poliçeye göre “bedeni-ayrımsız” şeklinde 25.000,00-TL limitli olarak manevi tazminat talepleri de poliçeye dahil edilmiştir. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmamıştır.6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K. 2023/2291, T. 27.12.2023 zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davalının neden olduğu kazanın aynı zamanda ceza kanununda düzenlenen ve taksirle öldürme olarak tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının T+K'nın 66/1-e maddesi uyarınca on beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; olay tarihinin 02/10/2016 oluşu ve davanın ise 16/03/2022 tarihinde açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği ve davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Kural olarak 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Dava konusu trafik kazası bakımından ... hakkında taksirle öldürme suçundan ceza davasının görüldüğü Kayseri 1. Ağır +eza Mahkemesinin 2019/397 Esas, 2020/21 Karar sayılı dosyasında ... bakımından mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince, hükme esas alınan 24/10/2022 tarihli kusur raporunda davalının asli, dava dışı ... 'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş yine Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14/12/2020 tarihli kusur raporunda da, davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu, davacı ... 'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu belirtildiğinden ve bu raporların temel olarak ceza yargılamasında temin edilen kusur raporu ve olayın gelişim şekline uygun olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince, bu kusur raporlarına itibar edilerek davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru bulunmuştur. Dolayısıyla davalı şirket vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK md. 56/2 hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak ölüm halinde ölenin yakınları lehine manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K. 2023/2291, T. 27.12.2023 isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda, davalı ... 'ın ağır kusuruyla gerçekleşen kazada davacının annesi olan müteveffa ... 'ın oldukça trajik bir şekilde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu tarz bir olayın davacıda oluşturması muhtemel üzüntü ve endişenin ağırlığı dikkate alınarak davacının duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, davalı tarafın ağır kusurlu olması, haksızlığın boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu kanaatine ulaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davalı ... vekili tarafından 09/01/2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararına yönelik istinaf başvurusu ile davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından 07/12/2022 tarihli ilk derece mahkemesine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-) Davalılar ... ve ... AŞ'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar harcından davalılar tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.049,30 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-) İstinaf yargılaması bakımından davalılar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023

Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.

Tazminat Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar

Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?

Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Tazminat Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İletişim   Tazminat Hukuku