KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HD · E. 2023/322, K. 2023/2291
Konu: Manevi Tazminat — Ölçütler · Karar Tarihi: 27.12.2023
← Tazminat Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Tazminat Hukuku
Karardan çıkan ilke: Manevi tazminat takdirinde sosyal-ekonomik durum, kusur ve olayın özellikleri "hak ve nesafet" çerçevesinde gözetilir; zenginleşme aracı değildir.
Kararın Tam Metni
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K.
2023/2291, T. 27.12.2023
Daire: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/322
Karar No: 2023/2291
Karar Tarihi: 27.12.2023
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/322 KARAR NO: 2023/2291
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İN+ELENEN KARARIN MAHKEMESİ:
KAYSERİ 1. ASLİYE Tİ+ARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2022 NUMARASI: 2022/232 Esas 2022/969
Karar DAVANIN KONUSU: Ölüm ve +ismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 16.03.2022
İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 27.12.2023 YAZILDIĞI TARİH: 27.12.2023 Kayseri 1. Asliye
Ticaret Mahkemesinin 2022/232 Esas, 2022/969 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. ve davalı ... vekili
tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi
ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili
dava dilekçesinde özetle; 02/10/2016 tarihinde saat 15:00 sularında davalının sevk ve idaresindeki
... plakalı tarım aracı traktörü ile davacının babası ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile
çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeniyle davacının babasının yaralandığını, aracın içinde
bulunan annesi ... 'ın ise kafasının kopması ve sağ kolunun omuzdan itibaren kopması neticesinde
olay yerinde hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle davacının babası ... ve kız kardeşi ... 'ın Kayseri
6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/804 esas sayılı dava dosyası ile manevi tazminat davası
açtıklarını ve bölge adliye mahkemesi denetiminden geçerek kararın kesinleştiğini, adın geçen dava
dosyasında Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu olduğunun
tespit edildiğini, meydana gelen kazada annesini kaybetmesi nedeniyle davacının manevi olarak zarara
uğradığını, annesini kaybettiğinde henüz lise öğrencisi olan davacının okula devam edemeyerek eğitim
hayatını yarıda bıraktığını, annesinin bu şekilde ölmesinin davacıda psikolojik bir travmaya sebep
olduğunu, olayda davalı tarafın ağır kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davalı ... adına
düzenlenen ... numaralı poliçede manevi tazminatın yazılı olduğunu ve limitinin belirlenmiş olduğunu,
dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir dönüş yapılmadığını,
fazlaya dair dava, ek dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğramış olduğu manevi
zarara ilişkin 60.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi
ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde
özetle; dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini,
davacı tarafın taleplerinden kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısının sorumlu
olduğunu ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği
tazminatın fahiş boyutta olduğunu, meydana gelen kazada müteveffanın müterafik kusurunun olup
olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama
giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K.
2023/2291, T. 27.12.2023
özetle; meydana gelen kazanın Sarıoğlan ilçesi adli sınırları içinde olması nedeniyle yetkisizlik kararı
verilmesini, davanın zaman aşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının babası ... 'ın müvekkiline
ait ... plakalı araca çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının
fahiş boyutlarda olduğunu, hükmedilecek tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirme diğer tarafı
fakirleştirme sonucunu doğurmaması gerektiğini, öncelikle kusur durumunun yeniden tespit edilerek
haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar
verilmesini talep etmiştir.
İLK DERE+E MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
açılan davanın kabulü ile, 60.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi bakımından 10/02/2022
tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte ve limitle sorumlu, diğer davalının ise kaza tarihi
olan 02/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması kaydıyla davalılardan
müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.İlk derece
mahkemesince 09.01.2023 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ... 'ın istinaf başvuru
dilekçesinin süre yönünden reddine dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk
derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taleplerin
zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerinin
poliçe kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın taleplerinden kazaya karışan aracın zorunlu mali
mesuliyet sigortacısının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bu kazadan kaynaklanan herhangi bir
sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz
olduğunu, kazanın ölümle sonuçlanmasında ... plakalı araç sürücüsü ile müteveffanın müterafik
kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi, dolayısıyla ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun
bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek
kaydıyla davacının müvekkili şirkete dava öncesi bir başvurusu bulunmadığından olaya ancak
dava tarihinden itibaren faiz uygulanabileceğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, ilk derece
mahkemesince müvekkili şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı
olduğunu, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın
kaldırılmasına, davanın müvekkili bakımından usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru
dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya yetki
yönünden itiraz ettiklerini, davanın ... mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı
yönünden reddi gerektiğini, ceza mahkemesinde alınan kusur raporlarının mahkeme kararına dayanak
olmasının mümkün olmadığını, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, davanın esasını kabul etmemekle
birlikte, dava konusu kazada kusurun tamamının müvekkiline ait olmadığını, davacının babasının
dava dışı ... 'ın müterafik kusur sahibi olduğunu, davacının babası ... 'ın kendisinden beklenen dikkat
ve özen yükümlülüğüne riayet etmemiş olmasına rağmen müvekkilinin kazada asli kusurlu kabul
edilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme kararına dayanak oluşturan
bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde yazıldığını, manevi tazminat
hükmedilirken bir taraf için zenginleşme diğer taraf için de fakirleşme sonucunu doğurmaması
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K.
2023/2291, T. 27.12.2023
gerektiğini, hakim kendisine verilen takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre vermesi gerektiğini
ancak mahkemece bu hususların gözardı edilerek müvekkilinin kusur durumu, maddi imkanlarına, dava
tarihi itibariyle davacının içerisinde bulunduğu psikolojik duruma ve davacı ile ailesi tarafından işbu
davanın dürüstlük kuralına ayrı şekilde kötü niyetli olarak ikame edildiğine dikkat edilmeden fahiş oranda
tazminata hükmedildiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi
talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun
incelenebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi gereğince ön inceleme koşullarının
gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde
istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi zorunludur. Bu şartlar kamu düzeninden olup, yargılamanın
her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu dosya kapsamı incelendiğinde;
6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde düzenlenen ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik
bulunmadığı, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul
edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği görülmüştür.Her ne kadar davalı ... vekili
tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de adı geçen davalıya gerekçeli kararın 21/12/2022 tarihinde
e-tebliğ edildiği, (16/12/2022 tarihinde alıcının hesabına başarılı bir şekilde konulduğu beş gün sonra
yani 21/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı) ancak davalının iki haftalık istinaf süresi dolduktan
sonra 06/01/2023 tarihinde istinaf yoluna başvurduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin 09/01/2023
tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden
reddine karar verildiği görülmekle usul ve yasaya uygun olan 09/01/2023 tarihli istinaf başvurusu
değerlendirme kararının hatalı olduğu yönündeki istinaf başvuru sebebi haklı bulunmamıştır.6100 sayılı
HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar
hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu
düzenlenmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/9860 Esas ve 2018/14781 Karar
sayılı ilamında da Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf sebepleri ile bağlı olduğu vurgulanmıştır.)Dava,
ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece
mahkemesinin davanın kabulüne dair kararına karşı kamu düzenine ilişkin hususlar ve davalı sigorta
şirketinin istinaf itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucundaBilindiği üzere, trafik
kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53.
maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ... l) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına
veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu
zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten
sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda sürücüyle aynı kişi olarak davalı ... ) de zararın tazmini
talep edilebilir. Davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi tarafından genişletilmiş
kasko poliçesi ile sigortalanmış olup dosya kapsamında yer alan poliçeye göre “bedeni-ayrımsız”
şeklinde 25.000,00-TL limitli olarak manevi tazminat talepleri de poliçeye dahil edilmiştir. Bu itibarla
davalı sigorta şirketinin aksi yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmamıştır.6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi
maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K.
2023/2291, T. 27.12.2023
zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde
haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Maddenin
özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf
ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise
uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının
uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun
dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir
ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş
olması koşulu aranmamaktadır. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile
uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa;
davalının neden olduğu kazanın aynı zamanda ceza kanununda düzenlenen ve taksirle öldürme olarak
tanımlanan cezayı gerektiren eylem niteliğinde bulunması; bu eylemle ilgili ceza davasının T+K'nın
66/1-e maddesi uyarınca on beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olması; olay tarihinin 02/10/2016
oluşu ve davanın ise 16/03/2022 tarihinde açılmış olması karşısında, somut olayda zamanaşımının
gerçekleşmediği ve davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı tespit edilmiştir.Kural olarak 6098
sayılı TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından
bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin
hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup,
taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih,
2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Dava konusu trafik kazası bakımından ... hakkında taksirle öldürme
suçundan ceza davasının görüldüğü Kayseri 1. Ağır +eza Mahkemesinin 2019/397 Esas, 2020/21
Karar sayılı dosyasında ... bakımından mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden
geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince, hükme esas alınan 24/10/2022 tarihli
kusur raporunda davalının asli, dava dışı ... 'ın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş yine Ankara Trafik
İhtisas Dairesinden alınan 14/12/2020 tarihli kusur raporunda da, davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu,
davacı ... 'ın ise %15 oranında kusurlu olduğu belirtildiğinden ve bu raporların temel olarak ceza
yargılamasında temin edilen kusur raporu ve olayın gelişim şekline uygun olduğu anlaşıldığından ilk
derece mahkemesince, bu kusur raporlarına itibar edilerek davalı ... 'ın %85 oranında kusurlu olduğunun
kabul edilmesi doğru bulunmuştur. Dolayısıyla davalı şirket vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazlarının
yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Olay tarihinde yürürlükte olan 6098
sayılı TBK md. 56/2 hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak ölüm halinde ölenin
yakınları lehine manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete
uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata
benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek
hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar
sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek
istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve
7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını
etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim
bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ, E. 2023/322, K.
2023/2291, T. 27.12.2023
isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki
talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi
amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş
şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira,
Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve
hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Somut olayda, davalı ... 'ın ağır kusuruyla gerçekleşen
kazada davacının annesi olan müteveffa ... 'ın oldukça trajik bir şekilde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu
tarz bir olayın davacıda oluşturması muhtemel üzüntü ve endişenin ağırlığı dikkate alınarak davacının
duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da
uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi
gerektiğinden, somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, davalı tarafın ağır kusurlu olması, haksızlığın
boyutu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde
bulundurulduğunda, takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu kanaatine ulaşılmakla
davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1
maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının
ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi
sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya,
Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davalı ... vekili tarafından 09/01/2023 tarihli
istinaf başvurusu değerlendirme kararına yönelik istinaf başvurusu ile davalı ... Anonim Şirketi vekili
tarafından 07/12/2022 tarihli ilk derece mahkemesine kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun
yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince
duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm
kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) 1-) Davalılar ... ve ... AŞ'nin istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf başvurusu
nedeniyle alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar harcından davalılar tarafından başvuru sırasında
peşin yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.049,30 TL istinaf karar harcının istinaf eden
davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından
istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama
giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-) İstinaf yargılaması bakımından davalılar tarafından
yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi
ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin
olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca
ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi
uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Tazminat Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HD · E. 2022/1235, K. 2024/844 — DAVA ŞARTI (KTK m. 97)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/1410, K. 2024/1993 — İŞLETENİN SORUMLULUĞU (KTK m. 85)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/2383, K. 2025/468 — SİGORTA TEMERRÜT FAİZİ (KTK m. 99/1)
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HD · E. 2021/606, K. 2024/704 — Manevi Tazminat — Amaç
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Tazminat Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Tazminat Hukuku