0552 613 87 93info@dengeavukatlik.com Fikirtepe Mah. Kadıköy / İstanbul

Velayet Davasında Mahkeme Neye Bakar? Deliller ve Süreç

5 Mayıs 2026 · Yazar: Av. Elif Sarı Kandemir · 9 dk okuma

Boşanma davalarının en hassas konusu, müşterek çocukların velayetidir. Velayet kararı yalnızca boşanma anının değil, çocuğun büyüme sürecinin tamamını etkileyen bir karardır. Bu yazıda Türk hukukunda velayet kararının nasıl verildiğini, mahkemenin hangi delillere baktığını ve sürecin nasıl işlediğini ele alıyoruz.

Velayet Nedir?

Velayet, ergin (18 yaşın altındaki) çocuklar üzerinde anne–babaya tanınan ve çocuğun kişiliği ile malları üzerinde hak ve yükümlülükler içeren bir kurumdur. Boşanma davasıyla birlikte mahkeme, velayetin hangi eşe verileceğine kendiliğinden (re'sen) karar verir; taraflar talep etmese bile hâkim bu konuyu değerlendirmek zorundadır (TMK m.182).

Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı

Velayet kararında yegane belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. "Anne hakkı" ya da "baba hakkı" gibi bir kavram Türk hukukunda yoktur; mahkeme, ana–babanın değil çocuğun çıkarını koruyacak kararı verir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi de bu ilkeyi pekiştirir.

Mahkemenin Değerlendirdiği Kriterler

Sosyal İnceleme Raporu

Velayet davalarının en önemli delilidir. Mahkeme, Aile Mahkemesi bünyesindeki pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanından oluşan uzman heyetinden sosyal inceleme raporu talep eder. Uzmanlar:

Rapor mahkemeyi bağlamasa da uygulamada büyük ağırlık taşır. Rapora itiraz edilebilir ve ek rapor talep edilebilir.

İdrak Çağındaki Çocuğun Dinlenmesi

Çocuk Hakları Sözleşmesi m.12 uyarınca, görüşünü oluşturabilecek yaştaki çocuk (uygulamada genellikle 8 yaş ve üzeri) velayet konusunda dinlenir. Çocuk doğrudan hâkim tarafından, çoğu zaman ayrı bir odada ve sosyal inceleme uzmanı eşliğinde dinlenir. Çocuğun beyanı tek başına belirleyici olmasa da kararda ağırlığı vardır.

Velayetin Birlikte Kullanılması

Türk hukukunda kural, velayetin tek bir eşe verilmesidir. Ancak Yargıtay 2017 sonrası kararlarıyla (özellikle 2.HD), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 8. madde ve Çocuk Hakları Sözleşmesi temelinde, tarafların anlaşması ve çocuğun yararına uygun bulunması durumunda ortak velayet kararı verilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu hâlâ istisnai bir karardır ve genellikle eşlerin uyumlu, şehir içinde yakın yaşayan, çocuğun yararını gözeten ebeveynler olması koşullarında uygulanır.

Velayet Kararının Değiştirilmesi

Velayet kararı kesin değildir; koşulların değişmesi halinde sonradan açılacak yeni bir davayla değiştirilebilir (TMK m.183). Değişiklik için esaslı bir koşul değişikliği gerekir: velayet sahibinin başka şehre/ülkeye gitmesi, sağlık sorunları, çocuğun bakımında ihmal, çocuğun büyümüş olması ve farklı tercih bildirmesi gibi.

Kişisel İlişki Düzenlemesi

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocukla kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Tipik bir düzenleme şu şekildedir:

Düzenlemenin somut olaya göre özelleştirilmesi (çocuğun yaşı, okul takvimi, ebeveynlerin mesleki yoğunluğu) sonraki uyuşmazlıkları önler.

Pratik Tavsiyeler

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut dosyanız için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Velayet Davanızda Yanınızdayız

İletişim