Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2024/542, K. 2025/667
Konu: Önalim — Fiili Taksim · Karar Tarihi: 22.10.2025
← Gayrimenkul Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Gayrimenkul Hukuku
Karardan çıkan ilke: Taşınmazda fiili taksim (her paydaşın belirli yeri kullanması) varsa, önalım hakkının kullanılması dürüstlüğe aykırıdır.
Kararın Tam Metni
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
Daire: Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2024/542
Karar No: 2025/667
Karar Tarihi: 22.10.2025
Hukuk Genel Kurulu 2024/542 E., 2025/667 K.
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/826 E., 2024/1017 K.
ÖZEL DAİRE KARARI: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarihli ve
2023/252 Esas, 2024/294 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama
sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin
istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak
suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk
Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma
kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul
eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten
sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hissedarı olduğu Tokat ili, Turhal ilçesi, [...] Mahallesinde
bulunan 1 16[...] parsel sayılı taşınmazda davalının 02.03.2021 tarihinde 354/409 oranında pay satın
aldığını ileri sürerek müvekkiline yasal önalım hakkı tanınmak suretiyle tapuda davalı adına kayıtlı payın
iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. EEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, hak düşürücü
sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DEREEE MAHKEMESİ KARARI Turhal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli ve
2021/325 Esas, 2022/396 Karar sayılı kararı ile; önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil şartlarının
bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/2915 Esas, 2022/3171 Karar sayılı kararı ile;
davacı tarafın payına karşılık olarak fiilen kullandığı yer haricindeki alanın, davalıya pay satan paydaşların
kullanımına ayrılan yer olduğunun sabit olduğu, taşınmazın arsa niteliğinde olması ile bu kişilerin eylemli
kullanımlarının olmamasının, davalı aleyhine değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği,
satıcılar zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım
hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile
bağdaşmayacağı, bu durumda önalım hakkının yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin
istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi
kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜREEİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarih ve 2023/252 Esas, 2024/294 Karar sayılı kararı ile;
“…dava dosyası kapsamında bulunan kroki ve fotoğraflar ile keşif mahallinde ve duruşmada dinlenen
mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davacının 1 16[...] parsel sayılı taşınmazda öteden beri kullandığı
sınırları belirli yer bulunduğu, davalıya pay satan satıcıların dava konusu taşınmazda eylemli olarak
kullandıkları bir yer bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalıya pay satan satıcılar ve davacının satış
tarihinden önce ayrı ayrı kullandıkları kısımlar bulunmadığından dava konusu taşınmazda fiili taksimin
gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu sebeple işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı
şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1974 yılından
itibaren dava konusu taşınmazda fiilen ayırdığı yere ev ve müştemilat yapıp, yalnızca bu yeri imar ve
ihya etmesi ile arta kalan yere ilişkin bu yönde herhangi bir eylem ve işlem yapmadığı, kendisi dışındaki
tüm hissedarların hissesine düşen miktarca kalan kısma yönelik kullanıma karşı çıkmadığı, bu hali ile
davalı tarafından satın alınan hissenin davacı dışındaki diğer hissedarlara ayrılan yer olduğu ayrıca bu
hissedarların satıma yönelik kararlarından davacıyı haberdar ettiklerinin anlaşıldığı, davacının tapuda
pay satışı nedeni ile önalım hakkını kullanmasının TMK'nın 2. ve 3. maddelerinde yer alan dürüstlük
kuralı ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, davalıya dava konusu payı satan
paydaşların kullandığı bir yerin bulunmadığının bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile sabit olduğunu,
davalının dava tarihinden sonra bir kısım yerin etrafını çevirdiğini ileri sürerek, direnme kararının
bozulmasını talep etmiştir.
E. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil
istemine ilişkin eldeki davada dava konusu taşınmazda fiili taksime yönelik olarak davacı ile davalıya
pay satan paydaşların taşınmazın belirli kısımlarını kullanıp kullanmadıkları, buradan varılacak sonuca
göre davacı lehine önalım hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2, 732, 7 33[...] . maddeleri.
2.Değerlendirme
1. Dava önalım (şuf’a) hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın
çözümü için öncelikle önalım hakkı ve hukuki niteliğine ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
2. Bilindiği üzere paylı mülkiyette paydaşlar arasında ortak idare ve kullanma durumu söz konusu
olduğundan paydaşların birbirlerini bilmeleri ve tanımaları önem taşımaktadır. Bu ihtiyacın gereği olarak
paydaşlar arasına yabancı bir kişinin girişini engellemek, taşınmazın daha küçük parçalara ayrılmasını
önleyebilmek, hisselerin mümkün olduğu kadar diğer hissedarlar elinde toplanmasını temin etmek
amacıyla paylı taşınmazlarda hissedarların temlik hakkı sınırlandırılarak yasal önalım hakkı tanınmıştır.
3. Önalım hakkı taşınmaz mal mülkiyetinin kanundan doğan takyitlerinden biri olup 26.12.1951 tarihli ve
1951/1 Esas, 1951/6 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında önalım hakkının yenilik doğuran
bir hak olduğu belirtilmiştir.
4. Öte yandan 20.06.1951 tarihli ve 1949/13 Esas, 1951/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme
Kararında ise önalım hakkının hukuki niteliği, "Şufa hakkı, mefşu hissenin üçüncü şahsa satılması ve
satışa ıttıladan itibaren bir ay içinde kullanılmış olması gibi muayyen şartlar altında kullanılacak yenilik
doğurucu bir haktır ki, şefinin bu hakkı kullandığı yolundaki tek taraflı irade beyanının müşteriye vasıl
olmasıyla yeni bir hukuki vaziyet meydana getirilmesine yarar. Bu hakkın kullanılmasıyla şefi yeni bir
akit yapmaya hacet kalmaksızın müşteriye halef olur" şeklinde açıklanmıştır.
5. Yasal önalım hakkı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) "Taşınmaz Mülkiyetinin İçeriği ve
Kısıtlamaları" başlıklı ikinci ayrımında, "II. Devir Hakkının Kısıtlamaları 1.Yasal Önalım Hakkı" alt başlıkları
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
altında "a. Önalım Hakkı Sahibi" başlıklı 732; "b. Kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre" başlıklı
733 ve "c. Kullanılması" başlıklı 734. maddelerinde düzenlenmiştir.
6. Yürürlükte bulunan bu hükümlerle; yasal önalım hakkının, paylı mülkiyette paydaşın taşınmaz
üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde kullanılabileceği, önalım
hakkından feragatin yöntem ve koşullarının neler olduğu, satışın diğer paydaşlara bildirilmesi gereği, bu
bildirimden ve satış tarihinden itibaren uygulanacak yasal sürelerin neler olduğu, bu hakkın dava açılarak
kullanılabileceği, önalım bedelinin ve giderlerin nakden yatırılması gerektiği düzenleme altına alınmıştır.
Önalım bedeli ise tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların
toplamından ibarettir.
7. Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi; "Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını
tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler”
hükmünü içermektedir. Madde gerekçesinde ise: "Maddede paylı mülkiyette herhangi bir paydaşın kendi
payını ister tamamen ister kısmen bir başkasına satması hâlinde, diğer paydaşların önalım haklarını
kullanabilecekleri öngörülmüştür. Bu suretle, önalım hakkının, bir payın üçüncü kişiye tamamen veya
kısmen satılması durumunda da kullanılabileceği vurgulanmıştır" ifadelerine yer verilmiştir.
8. Yasal önalım hakkı, paylı mülkiyete konu bir taşınmazın paydaşlarından birinin payını üçüncü kişiye
satması hâlinde diğer paydaşlara aynı şartlarla bu payın alıcısı olabilme yetkisini veren yenilik doğuran
bir haktır. Payın tamamının veya bir kısmının satılması arasında bir fark yoktur. Kişiye değil paya
bağlı bir haktır ve kim paydaş olursa bu hakka sahiptir. Önalım hakkı kullanılınca paydaş payını yasal
önalım hakkını kullanan diğer paydaşa devretme yükümlülüğü altına girmektedir. Böylece önalım hakkı
taşınmaz mülkiyetinin dolaylı sınırlama biçimlerinden birisidir. Bu hak kullanılmadığı sürece ortada
bir kısıtlama olmayıp, önalım hakkının kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkar. Yasal önalım hakkının
kullanılması, ancak paydaş olmayan birisine yapılan satışta söz konusu olur. Önalım hakkı eskisi gibi
irade bildirimi ile değil ancak alıcıya karşı dava açılarak kullanılabilir. Bu hakkın dava dışında kullanılması
olanaklı değildir. Önalım davası yenilik doğuran bir dava, kararı da yenilik doğuran bir karardır.
9. Türk Hukuk Lûgatında da önalım hakkı, bir taşınmazın satılması durumunda satışın şartlarına
uyulması koşuluyla bir kimsenin öncelikle satın alma hakkı olarak tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı,
Türk Hukuk Kurumu, Eilt I, Ankara 2021, s. 884).
10. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 31.05.2022 tarihli ve 2019/14-740 Esas, 2022/795 Karar
ve 13.12.2023 tarihli ve 2022/(14)7-890 Esas, 2023/1223 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
11. Gelinen noktada fiili taksim kavramının açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
12. Türk Medeni Kanunu’nda paydaşlar arasında fiili taksim hususu düzenlenmediği gibi önalım hakkının
kullanımına olan etkisine dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu kavram uygulamaya Yargıtay
içtihatları ile girmiştir. Yargısal içtihatlarda yapılan tanıma göre paydaşlar arasında fiili taksim bulunduğu
takdirde önalım hakkının kullanılmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun kabul edilebilmesi için,
yasal önalım hakkına konu payın ilişkin bulunduğu bir taşınmazın varlığı, bu taşınmazın paydaşlarca
kendi aralarında taksim edilmesi, davacı ve davalıya pay satan paydaş (paydaşların) taşınmazın belirli
bir kısmını kullanması gerekli ve yeterlidir.
13. Paydaşlar arasında fiili taksim bulunması hâlinde yasal önalım hakkının kullanılamayacağına dair bir
yasa hükmü bulunmasa da taşınmazda fiili bir kullanma biçimi oluştuğundan uzun süre de paydaşlar
bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun korunması, TMK’nın 2.
maddesinde tanımını bulan dürüstlük kuralının gereğidir. Zira TMK’nın 2. maddesinde herkesin haklarını
kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uyması zorunluluğu getirilmiş, uyulmamasının
yaptırımı olarak da hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı belirtilmiştir.
Bilindiği üzere hakkın açıkça kötüye kullanıldığı tüm hâllerde dürüstlük kuralına da aykırılık söz
konusudur. Fiili taksimin hukuki dayanağını da TMK’nın bu maddesi oluşturmaktadır (Müslüm
Tunaboylu, Önalım (Şuf’a) Davaları, Ankara 2008, s. 440).
14. Nitekim öğretide paylı mülkiyette fiili taksim durumu Yargıtay kararlarından bağımsız olarak
tanımlanmamış olup yalnızca yasal önalım hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanımlarından biri olarak
nitelendirilmiştir.
15. Bu doğrultuda önalım davasına konu payın bulunduğu taşınmazda paydaşlar arasında fiili taksim
yapıldıktan sonra bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa
satarsa aynı taşınmazda farklı bir bölüm kendisine bırakılan ve satıcı zamanında bu yerde hak iddia
etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde
yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk
Genel Kurulunun 14.02.1951 tarihli ve 1951/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı kararı uyarınca davanın her
aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir.
16. Somut olay ve dosya kapsamına göre, dava dışı [...], [...], [...] ve [...]’in 02.03.2021 tarihinde
davaya konu 1 16[...] parsel sayılı taşınmazdaki paylarını tapuda davalı [...]’e sattııkları, taşınmazda
paydaş olan davacı tarafından önalım hakkına dayalı olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı cevap dilekçesi ile fiili taksim savunmasında bulunmuş, Mahkemece davanın kabulüne karar
verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalıya pay satan
paydaşların taşınmazın belirli bir kısmını eylemli kullanımlarının mevcut olmaması hâlinin, davalı
aleyhine değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar
verilmiştir.
17.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, önalım davalarında fiili taksime
değer verilebilmesi için taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması hâlinde tüm paydaşlar tarafından
fiili olarak kullanılan bölümlerin bulunmasına gerek olmadığı, davacının ve davalının (davalıya pay satan
YARGITAY, HUKUK GENEL KURULU, E. 2024/542, K. 2025/667, T. 22.10.2025
kişilerin) kullandığı ayrı ayrı bölümlerin olması durumunda, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan
(hak iddia etmeyen) davacının, pay satışı nedeniyle önalım hakkını kullanmasının dürüst davranma
kuralı ile bağdaşmayacağı, dava konusu 2.4 54[...] "Bahçeli Ahşap Ev" niteliğindeki taşınmazın, 707,
41[...] 'sinin davacı tarafından etrafı çevrilerek kullanıldığı, arta kalan kısımların davalıya pay satan
kişiler tarafından kullanıldığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince
davalıya pay satan kişileri dava konusu taşınmazda eylemli kullanımlarının mevcut olmamasına
rağmen kullanabilecekleri bir yer olduğu hususunda yanılgılı gerekçeyle direnme kararı verilmesi uygun
olmamıştır.
18. Hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı bozulmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında açıklanan
gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Samsun Bölge Adliye
Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Gayrimenkul Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 1. HD · E. 2011/4481, K. 2011/6992 — Taşkin İnşaat — İmar Uygulamasi
- Yargıtay 1. HD · E. 2013/9769, K. 2013/13300 — MÜŞTEREK MÜLKİYET — TASARRUF (TMK m. 692/1)
- Yargıtay 1. HD · E. 2015/4042, K. 2015/4457 — Tapu Kaydı Düzeltme
- Yargıtay 1. HD · E. 2021/1624, K. 2021/5973 — Tapu İptali / Ehliyetsizlik
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Gayrimenkul Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Gayrimenkul Hukuku