Yargıtay 1. HD · E. 2013/9769, K. 2013/13300
Konu: MÜŞTEREK MÜLKİYET — TASARRUF (TMK m. 692/1) · Karar Tarihi: 24.09.2013
← Gayrimenkul Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Gayrimenkul Hukuku
Karardan çıkan ilke: Paylı malda yapı işi veya tasarruf işlemi tüm paydaşların oybirliğiyle olur; aksi durum el atma sayılır ve yıkımına karar verilebilir.
Kararın Tam Metni
Daire: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/9769
Karar No: 2013/13300
Karar Tarihi: 24.09.2013
MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2013 NUMARASI :
2005/463-2013/63 Yanlar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel
mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz
edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp
düşünüldü; Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların da çekişmeli taşınmazda miras bırakanlarından intikal eden paylarının
bulunduğu, paylı mülkiyette paydaşların intifadan men edilmelerinin dava şartı olduğu, davacının
davalıları intifadan men ettiğini ispatlayamadığı, davalıların iyiniyetli olarak çekişmeli yeri ev ve bahçe
nitelikleriyle kullandıkları gerekçesiyle dava şartı yokluğu yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden ; davanın açıldığı tarihte çekişmeli 114 ada 101 parsel sayılı
taşınmazda davacı M... A..., davalıların babası İ... A... ve dava dışı kişilerin paylı mülkiyet üzere malik
oldukları, davalılardan A... ve İ...'in 14.09.2005, E...'in 04.10.2005, M...'nın ise 25.5.2012 ve 13.06.2012
tarihlerinde pay satın aldıkları , davalılardan V...'in taşınmazda halen paydaş olmadığı, taşınmazı babası
İ...'e teban kullandığı, davalıların taşınmazın paylı maliklerinden İ...'in çocukları oldukları, davalıların
keşifteki beyanlarından çekişmeli taşınmazın tamamını 1979 yılından bu yana bahçe, ev yeri ve
müştemilatı nitelikleriyle kullandıkları anlaşılmaktadır.
O halde, taraflar arasındaki çekişmenin 4721 Sayılı TMK.'nin 683. ve takip eden maddelerinde öngörülen
paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulacağı kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya
paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde
dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan
tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi
davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa
açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve
aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu
elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi
davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik
nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı
nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz
yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu,
bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen
taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir. Bilindiği üzere 4721
Sayılı TMK.nin 706, 6098 Sayılı TBK'nin 237 (818 Sayılı BK.nin 2l3.), T.K.nin 26. maddeleri hilafına
tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Nevarki,
taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir
kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel
olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyun satış suretiyle
giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, " akte vefa" kuralının
yanında MK.nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pekçok kimse
zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.
O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan
harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin
oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği
saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, M.K.nun müşterek
mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, çekişmeli taşınmazın tamamının davalılar tarafından 1979
yılından buyana kullanılmakta olduğu davalıların beyanlarıyla sabittir..
Öte yandan 4721 sayılı Medeni Kanunun 692/1 maddesine göre “Paylı malın özgülendiği amacın
değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine
girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır”. Ne var ki mahkemece bu düzenleme
de değerlendirilmemiştir.
Davacının yıkım (kal) isteğine gelince; Mahkemece yapılan ilk keşifte görev alan bir fen bilirkişi
tarafından düzenlenen krokili raporda davalılardan Murtaza'ya ait evin çekişmeli taşınmaz içinde kaldığı
belirtilerek krokide gösterilmiş ise de , ikinci keşifte görev alan iki fen bilirkişi tarafından düzenlenen
krokili raporda ise Murtaza'ya ait evin çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan orman parselinde kaldığı
açıklanıp koordinatlı krokide işaretlenmiştir. Bundan ayrı davalılar çekişmeli taşınmaz üzerinde kendileri
tarafından dikilen değişik yaş ve sayıda meyve ağaçları bulunduğunu belirtikleri halde her iki raporda da
meyve ağaçlarından söz edilmemiştir. Mahkemece her iki fen raporu arasındaki değinilen çelişkiler ve
eksiklikler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir.
Hal böyle olunca taşınmazın tamamının davalılar tarafından kullanıldığı, paydaşlar arasında intifadan
men olgusunun gerçekleşmesine gerek olmadığı gözetilerek davacının payı oranında davalıların
elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile
davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi üç kişilik bilirkişi kurulu ile yerinde keşif yapılıp,
davalılara ait ev ve eklentileri ile meyve ağaçlarının çekişmeli taşınmazın geometrik çapı içinde kalıp
kalmadığının belirlenmesi ve düzenlenecek ölçekli ve koordinatlı krokide gösterilmesi, alınan her iki fen
bilirkişisi raporu arasındaki anılan çelişki ve eksikliklerin yöntemince giderilmesi, tapu kaydındaki niteliği
tarla olan taşınmaz üzerine davalılar tarafından yapılar inşa edildiği gözetilerek 4721 Sayılı TMK'nin
692/1 maddesi de değerlendirilip oluşacak sonuca göre yıkım isteği yönünde olumlu veya olumsuz
hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici
3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin
harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Gayrimenkul Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 1. HD · E. 2011/4481, K. 2011/6992 — Taşkin İnşaat — İmar Uygulamasi
- Yargıtay 1. HD · E. 2015/4042, K. 2015/4457 — Tapu Kaydı Düzeltme
- Yargıtay 1. HD · E. 2021/1624, K. 2021/5973 — Tapu İptali / Ehliyetsizlik
- Yargıtay 14. HD · E. 2011/9207, K. 2011/11477 — Zorunlu Geçit Hakkı (TMK m. 747)
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Gayrimenkul Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Gayrimenkul Hukuku