Yargıtay 8. HD · E. 2019/6000, K. 2019/10813
Konu: Katilma Alacaği · Karar Tarihi: 02.12.2019
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Katılma alacağı için "ben de katkı yaptım" demek gerekmez; hak yasanın kendisinden doğar ve mal, karar tarihindeki rayiç değer üzerinden hesaplanır.
Kararın Tam Metni
Daire: 8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/6000
Karar No: 2019/10813
Karar Tarihi: 02.12.2019
8. Hukuk Dairesi 2019/6000 E. , 2019/10813 K.
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen 297 ada 13 parselde kayıtlı 4 numaralı bağımsız bölümün
edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde tasfiyesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla
40.000 TL katılma alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, 04.10.2018 tarihinde talebini 79.000 TL olarak
artırmıştır.
Davalı ..., davaya konu taşınmazın ailesinin yardımıyla alındığını, davacının katkısı olmadığını beyan
ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından
temyizi üzerine, Dairemizin 2015/19459 Esas, 2015/20580 Karar sayılı ilamıyla, derdestlik kararına
konu davanın, tapu iptal tescil talebine ilişkin olduğu, alacak talebi olmadığı, eldeki davanın ise
katılma alacağı istemine ilişkin bulunduğu, dava konusunun farklı olması nedeniyle kararın bozulmasına
karar verilmiştir. Mahkemece,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalının kişisel mal
savunmasının olmadığı, taşınmazın edinilmiş mal olduğu gerekçesiyle 79.000 TL katılma alacağının
karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı tarafından
temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller
mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının
aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini
belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere
katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı
oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK
mad.229) ve denkleştirmeden (TMK mad.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş
mallarının (TMK mad.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık
değerin (TMK mad.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad.236/1). Katılma alacağı,
Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal
varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan
malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK
mad.227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün
malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad.222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun
uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 06.12.2006 tarihinde evlenmiş, 09.08.2010 tarihinde açılan boşanma
davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının
açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri
sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi
geçerlidir. TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin
geçerli olduğu 03.07.2009 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin
tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK mad.179).
Mahkemece, davalının kişisel mal savunması olmadığı, taşınmazın edinilmiş mal olduğu gerekçesiyle,
taşınmazın güncel değeri 158.744.47 TL ise de davacının talebi doğrultusunda 79.000 TL alacağa
hükmedilmiş ise de, davalının cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında taşınmazı ailesinin
yardımıyla kardeşlerinden aldığı borçlarla edindiği, bu borçlardan bir kısmını hala ödeyemediği,
taşınmazı inşaat halinde edindiği, inşaatın boşanma dava tarihi sonrasında tamamlandığı şeklinde
savunması bulunduğu anlaşıldığına göre, bu savunma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak
delillerin toplanıp değerlendirilmesi gerekirken davacının kişisel mal savunmasında bulunmadığı
gerekçesiyle, davalının savunmalarına ilişkin herhangi bir değerlendirme ve inceleme yapılmadan, eksik
incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde
görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi
yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının (1)
numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK madde 297/ç) ve
440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar
düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.12.2019
tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku