Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245
Konu: Tazminat Miktari · Karar Tarihi: 09.05.2023
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Tazminat miktarı somut ölçütler ve hakkaniyetle belirlenir; ölçüsüz düşük veya yüksek takdir bozma sebebidir.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/6157
Karar No: 2023/2245
Karar Tarihi: 09.05.2023
2. Hukuk Dairesi 2022/6157 E. , 2023/2245 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/701 E., 2022/1318 K.
DAVA TARİHİ: 23.10.2019
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 1. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/859 E., 2021/341 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiş olup incelemenin duruşmalı
olarak yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan
ön inceleme sonucunda, 09.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara
davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ile vekili ve karşı taraf davacı ... ve vekili gelmediler. Karşı
taraf davacı ... vekili Av. ...'ın mazeretine ilişkin dilekçe gönderdiği görüldü. Mazereti yerinde görülmedi.
İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; tarafların 2014 yılında evlendiğini,
bu evliliklerinden ortak çocuklarının olduğunu, kadının, birlik görevini ihmal ettiğini, baskıcı olduğunu,
sürekli kavga çıkartığını, psikolojik rahatsızlığı olduğunu, erkeğin annesine fiziksel şiddet uyguladığını
ve ailesinin ortak konuta gelmesine izin vermediğini, hakaret ettiğini, alkol kullandığını, sadakat
yükümlülüğünü ihlal ettiğini, cevap dilekçesinde dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını iddia ederek
davanın kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların
velâyetinin babaya verilmesine, erkek yararına 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve
dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap, karşı dava ve ikinci cevap dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan
vakıa gerçeği yansıtmadığını, erkeğin, iftira attığını, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz
kaldığını, ortak çocuklara müstehcen içerikli video izlettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini,
boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunu, iddia ederek davanın reddine,
mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak
çocukların her biri yararına aylık 300,00'er TL tedbir nafakası, 300,00'er TL iştirak nafakası, kadın yararına
aylık 500,00 TL tedbir nafakası, 500,00 TL yoksulluk nafakası, 30.000,00 TL maddî tazminat, 50.000,00
TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadını sadakatsizlikle itham
ettiği, ele geçirdiği müstehcen içerikli videoyu ortak çocuklara izlettiği, kadının annesine de izletmek
istediği, erkeğin ailesinin kadını istemediği, kadının ise erkekle tartıştığı, erkeğin ailesine karşı mesafeli
olduğu, ailesini istemediği bu durumun dinlenen tanık beyanları ile ispatlandığı, boşanmaya sebebiyet
veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğu, evlilik birliğinin sarsıldığı, evlilik birliğinin
devamında taraflar açısından mevcut veya beklenen bir menfaat kalmadığı gerekçesiyle, davanın
kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereği
boşanmalarına, ortak çocukların fiili durumu ve alınan sosyal inceleme raporu içeriği dikkate alınarak
velâyetin anneye verilmesine, ortak çocuklarla baba arasında her ayın birinci ve üçüncü cumartesi
günleri saat dokuzdan takip eden pazar günü saat on yediye kadar, her yıl bir temmuz günü saat
dokuzdan otuz bir temmuz günü saat on yediye kadar, dini bayramların ikinci günü saat dokuzdan
üçüncü günü saat dokuza kadar ve her yıl sömestr tatilinin ikinci haftası pazartesi günü saat dokuzdan
takip eden pazar akşamı saat on yediye kadar kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocukların yaşları,
ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak ortak çocukların her biri yararına dava
tarihinden karar tarihine kadar aylık 200,00'er TL, karar tarihinden işbu karar kesinleşinceye kadar aylık
300,00'er TL, karar kesinleşmesinden itibaren aylık 300,00'er TL iştirak nafakası, kadının çalışmadığı,
düzenli ve sürekli geliri olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği dikkate alınarak kadın yararına dava
tarihinden karar tarihine kadar aylık 200,00 TL tedbir nafakası, karar tarihinden işbu karar kesinleşinceye
kadar aylık 350,00 TL tedbir nafakası, karar kesinleşmesinden itibaren aylık 350,00 TL yoksulluk
nafakası, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu, kusurlu davranışının kadının
kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak kadın
yararına 12.000,00 TL maddî tazminat, 12.000,00 TL manevî tazminat, boşanmaya sebebiyet veren
olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu dikkate alınarak erkeğin manevî tazminat isteminin reddine karar
verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan kusur
belirlemesinin hatalı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kusurlu bir davranışının
olmadığı, evlilik birliğinin devamında hukuki yarar bulunduğu, evlilik birliğinin sarsıldığının erkek
tarafından ispatlanamadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, tazminatların ve nafakaların
miktarlarının az olduğu, ortak çocukların yaşı dikkate alınarak kişisel ilişki düzenlemesinin hatalı
yapıldığı, eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek hükmün tamamı yönünden istinaf kanun yoluna
başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyası içeriğine, dosyadaki
yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,
davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya
uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas
yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kadın vekili Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf
dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının
bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma ve fer'ileri istemine ilişkin
davada taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan
vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden
kaynaklandığı, davanın kabulü ile boşanmaya hükmedilmesinin ve ortak çocuklarla baba arasında
kurulan kişisel ilişki düzenlemesinin yerinde olup olmadığı, nafakalar ile kadın yararına hükmedilen
maddî ve manevî tazminat miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası,
370 nci maddesi ve 371 ... maddesi. 4721 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci
ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 ... maddesi, 182
nci maddesi, 323 üncü maddesi, 327 nci maddesi, 328 ... maddesi, 330 uncu maddesi. 6098 sayılı
Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi, 51 ... maddesi. Birleşmiş Milletler Çocuk
Haklarına Dair Sözleşmesinin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin
Avrupa Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer
alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile
uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat
kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki
paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur
derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran,
davalı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminatlar azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü
maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 ... madde hükümlerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları
nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha
uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı
gerektirmiştir.
4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik
koşullarına göre, kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un
hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda yoksulluk
nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna
aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarları
yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarları
yönlerinden davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi
kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 ...
maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/8483, K. 2023/6295 — Manevî Tazminat
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku