Yargıtay 2. HD · E. 2023/7481, K. 2024/3407
Konu: Zina & Af · Karar Tarihi: 14.05.2024
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Zina, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir (TMK m.161); ancak affedilen zina sonradan dava sebebi yapılamaz.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/7481
Karar No: 2024/3407
Karar Tarihi: 14.05.2024
2. Hukuk Dairesi 2023/7481 E., 2024/3407 K.
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1010 E., 2023/1259 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2021/167 E., 2022/231 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın kabulü ile boşanma ve fer'ilerine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın dava ve cevaba cevap dilekçesinde; tarafların evliliklerinden iki çocuklarının bulunduğunu,
davalı erkeğin sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırı hakaret ettiğini, evliliğin başından itibaren
ekonomik, psikolojik ve sosyal şiddet uyguladığını, evdeki sorumluluklarını yerine getirmediğini, sürekli
dışarı da vakit geçirdiğini, davacının maaş kartına el koyduğunu, daha sonra başka bir kadınla ilişkisinin
olduğunu sürekli Ankara ve başka illerde otelde kaldıklarını, cinsel beraberlik yaşadıklarını, davalının
ilişki kurduğu kadının da tüm harcamalarını kendisinin karşıladığını anlaşıldığından bu nedenle zina
sebebiyle tarafların boşanmalarına, olmadığı taktirde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı
olarak boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin davacıya verilerek, çocuklardan Ahmet için 2.500,00
TL Nisa için 3.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile 400.000,00 TL maddî, 400.000,00 TL manevî
tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, davalının biyo-kimya
uzmanı olduğunu, evliliklerinde 3-4 yıldır ciddi sıkıntılar yaşadığını, davacının ağır depresyon tedavisi
gördüğünü, bir kez güzel söz söylemediğini, "çocuklar büyüyünce boşanacağız" gibi sözler söylediğini,
davalının bir başkası ile uzun zamandır birlikte olduğuna rıza gösterdiğini haberi olduğunu, bu nedenle
bu kusurunu affetmiş sayılacağından haksız açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin dosyaya sunduğu
davalının telefonundan alındığı iddia edilen ve davalının da itiraz etmediği fotoğraf içerikleri dinlenen
taraf tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının bir başka kadınla evliymiş gibi birlikte
yaşadığının sabit olduğu, davacı her ne kadar davalının kendisine evlendiklerinden beri sözel ve
ekonomik şiddet uyguladığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat edemediği anlaşılmış, ancak zina
sebebiyle açılan boşanma davasının tüm toplanan deliller ile ispat edildiği, her ne kadar davalı
erkek cevap dilekçesinde davacı kadının bu ilişkiyi bildiğini buna rağmen göz yumduğu ve affettiği
idida etmiş ise da zina eylemin halen devam ettiği, devam eden eylem nedeniyle davacı yönünden
affetme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun
(4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, çocukların velâyetinin
anneye verilmesine, çocuklar lehine aylık 2.500,00'erTL tedbir iştirak nafakasına, davacı kadın yararına
150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili, davacının izni ile cinsel ihtiyaçlarını dışarıda karşıladığı, boşanma davasının reddine
karar verilmesi gerektiği, eldeki davanın devamında bir araya geldikleri, ortak çocukların velâyetlerinin
kendisine verilmesi gerektiği, tazminatlar ile nafakaların fahiş olduğu belirtilmek suretiyle tüm yönlerden
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve kanuna uygun
olduğu gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun
(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince
esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili, davacının bilgisi dahilinde başkasıyla cinsel ilişki yaşadığını, başka kadınla evli gibi bir
yaşamının olmadığını, davacı asilin isticvap edilmesi talebinin karşılanmadığını, dava açıldıktan sonra iki
gün aynı konutta yaşadıklarını, müvekkilini affetmiş olduğunu beyanla davanın kabulü, kusur belirlemesi,
tazminatlar ile nafakalar yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında erkeğin zina eyleminin ispatlanıp
ispatlanmadığı, davacı kadın tarafından davalı erkeğin eyleminin affedilip affedilmediği, davacı kadın
yararına maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının
uygun olup olmadığı velâyet düzenlemesi ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakalar ve miktarları
noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 161 inci maddesi, 169 uncu, 174 üncü, 182 nci, 327
nci, 328 inci, 330 uncu, 335 inci vd. maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 369
uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı
Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde
yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere,
uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına,
yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek
vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte
görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası
uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku