Yargıtay 2. HD · E. 2023/6018, K. 2024/4105
Konu: Boşanmada Kusur · Karar Tarihi: 30.05.2024
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Boşanmayı isteyen eşin kusursuz veya en azından daha az kusurlu olması gerekir; aksi halde diğer eşin itirazı dava reddine yol açar.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/6018
Karar No: 2024/4105
Karar Tarihi: 30.05.2024
2. Hukuk Dairesi 2023/6018 E., 2024/4105 K.
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1081 E., 2023/1077 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 1. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/542 E., 2023/254 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
açılan boşanma davasının ve fer'îlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; işinden dolayı kadın ve ailesinin sürekli olarak kendisini
aşağıladığını, erkeğin Fransa'd çalıştığını, kadının sürekli olarak kendisinden para istediğini, ne için
istediğini sorduğunda ''para bana lazım ne yapacaksın karışma'' şeklinde söylemlerde bulunduğunu,
erkeğe haber vermeksizin gezilere katıldığını, kadının bu evlilikteki tek amacının para olduğunu, kadının
birlik görevlerini yerine getirmediğini, hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğini, gelememesi için beddua
ettiğini, erkeğin bilgisi dışında gönderdiği paraları harcadığını, erkek izne geldiğinde yatak odasının
kapısını kilitlediğini, kadının eve katkı sağlamadığını iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile
tarafların boşanmalarına, yasal faizi ile 200.000.00TL maddî, 100.000,00TL manevî tazminata karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, erkeğin 6
yıldır kendilerinden ayrı yaşadığını, kadının yurt dışına gitmeyi çok istediği ancak erkeğin hiçbir zaman
kadını ve çocuklarını yurt dışına çıkarma girişiminde bulunmadığını ,erkeğin sadakat yükümlülüğünü
yerine getirmediği, kadını başka kadınlar ile aldattığını, başka kadınla mesajlaştığını, bu kadını aradığını,
kadının kendisine karşı ''kokana aramızdan çekil, kocan seni sevmiyor , beni seviyor" gibi söylemlerde
bulunarak kadınlık gururunu incittiğini, erkeğin bu kadına estetik ameliyat yaptırdığını, sorduğunda
erkeğin kadını tehdit ettiğini, erkeğin 8-9 aydır kadını arayıp sormadığını, maddî yardımda bulunmadığını
iddia ederek açılan boşanma davasının reddine, boşanma kararı verilmesi halinde aylık 6.000,00 TL
tedbir ve yoksulluk nafakasına, 250.000,00 TL maddî , 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar açılan davayla dinlenen
davacı tanıklarının beyanına göre kadının erkeği ekonomik kazanç kapısı olarak gördüğü, erkeğe karşı
hakaret ve tehdit söylemlerinde bulunup onur kırıcı davranışlar sergilediği, ilgi eksikliği yaptığı, özellikle
maddî konularda yaptığı bir kısım tasarruflarda erkeğin fikirlerine önem vermediği ve böylelikle evlilik
birliği içerisinde kusurlu hareketleri bulunduğu görülse de davalının dinlettiği tanıkların beyanları, davacı
tanığı ve tarafların ortak çocuğu olan....'un anlatımları, davalının delil listesi ekinde sunduğu mesaj
kayıtları ile fotoğraflar birlikte ele alındığında erkeğin evliliğin son dönemlerinde bu kapsamda erkeğin
kadına nazaran daha ağır olduğu, ağır kusurlu olmasına rağmen hakkın kötüye kullanılması yasağına
aykırı olarak davacının kendi ağır kusurunun varlığına karşın işbu boşanma davasını dercettiği, ancak
bu haliyle açılan davanın reddinin gerektiği, kadının usulüne uygun açtığı karşı dava veya birleşen
boşanma talepli davasının bulunmaması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının daha ağır
kusuruna rağmen tarafların boşanmalarına hükmedilemeyeceği, daha hafif kusurlu davalının davacının
açtığı boşanma davasına itiraz hakkı bulunduğu gerekçesi ile açılan boşanma davasının reddine, yasal
koşulları oluşmadığından davacının maddî ve manevî tazminat talebinin reddine, davacının yoksulluk
nafakası talebi bulunmaması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın boşanma
ile sonuçlanmaması ve cevap dilekçesi ile usulüne uygun açılmış karşı dava olmaması nedenleriyle
davalının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili tarafından
istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının erkeğin kendisini başka kadın ile aldattığını
iddia edip hem de boşanmayı istememesinin kötü niyetli bir yaklaşım olduğu gibi hakkın kötüye
kullanılması niteliğinde olduğunu, evliliğin devamında taraflar ve ortak çocuklar için bir menfaat
bulunmadığını belirterek, kusur belirlemesi, boşanma davasının reddi, reddedilen tazminatlar yönünden
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun
olduğu gerekçesi ile davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi
gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili tarafından
temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek,
kusur belirlemesi, boşanma davasının reddi, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz başvurusunda
bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede
ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik
var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğe yüklenen kusurların gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur
belirlemesine bağlı olarak boşanma davasının reddinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında
toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı
Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun'un) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü
maddesinin birinci ve ikinci fıkrası; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51
inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davacı erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma
davasının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren
olaylarda evliliğin son dönemlerinde sadakat yükümlüğüne aykırı bir çok davranışı olan, bu kapsamda
kadına söz vermesine rağmen sözünde durmayarak farklı kadınlarla olan gönül ilişkisine devam eden,
böylelikle güven sarsıcı hareketlerde bulunan, kadına karşı tehdit, hakaret ile huzur ve sükunu bozma
fiillerinde bulunan, ayrıca özellikle fiili ayrılık döneminde davalıya parasal desteğini kesen ve ihtiyaçlarıyla
ilgilenmediği için ekonomik şiddet de uygulayan, kadının talep etmesine rağmen yurt dışında aile
hayatını ve fiili birlikteliği kurmayan davacı erkeğin ağır kusurlu, erkeği ekonomik kazanç kapısı olarak
gören, hakaret ve tehdit söylemlerinde bulunup onur kırıcı davranışlar sergileyen, ilgisiz davranan,
özellikle maddi konularda yaptığı bir kısım tasarruflarda erkeğin fikirlerine önem vermeyen davalı kadının
az kusurlu olduğu kabul edilerek 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin ikinci fıkrası koşullarının
somut olayda gerçekleşmediğinden bahisle açılan boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Kararın
davacı erkek vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkek vekilinin istinaf
başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinde, "evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden
beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği"
hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü
elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir düşünce,
kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki
temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir
boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi, karşı tarafın hiçbir kusuru olmadığı
halde, evlilik birliğini, kendi kususrlu tutum ve davranışlarıyla temelinden sarsar, sonra da mademki birlik
artık sarsılmış deyip, boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.
3.Öyle ise 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz
ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla
beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun belirlenmesi kaçınılmazdır.
Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa, bu halin tespiti dahi, tek başına boşanma kararı verilebilmesi
için yeterli olamaz. Boşanmaya karar verilebilmesi için az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye
kullanılması niteliğinde olmalı ve evlilik birliğinin devamında bu eş ve çocuklar bakımından korunmaya
değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. (TMK md. 166/2)
4.
Somut uyuşmazlıkta mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede,
temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması davacının ağır kusurlu sayılmasını
gerekli kılan tutum ve davranışları yanında, davalının da kusurlu davranışlarından kaynaklanmıştır. Davalı
kadın istinaf başvurusunda bulunmadığından Mahkemece kadına yüklenen kusurları sabittir. Evlilik
birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakmımından korunmaya değer bir yarar belirlenememiş, dosya
içindeki bilgi ve belgelerden, ayrıca kadına yüklenen ve kesinleşen kusurlara rağmen davalı kadının
davaya karşı koymasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda
4721 sayılı Kanun'un 166/2 maddesi uyarınca boşanmaya karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerinin
yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı
gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen boşanma davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin reddedilen boşanma davası yönünden BOZULMASINA,
3.Bozma sebebine göre davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer
olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,30.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku