Yargıtay 2. HD · E. 2023/3667, K. 2024/311
Konu: Kusur & İspat · Karar Tarihi: 17.01.2024
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Boşanma somut ve inandırıcı delille ispatlanmalıdır; soyut veya duyuma dayalı tanık beyanı tek başına yeterli değildir.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/3667
Karar No: 2024/311
Karar Tarihi: 17.01.2024
2. Hukuk Dairesi 2023/3667 E. , 2024/311 K.
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/313 E., 2023/293 K.
DAVA TARİHİ: 05.11.2020
KARAR: Esastan ret ve karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 3. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/1091 E., 2022/669 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
Mahkemesince erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere, kadının karşı davasının
ise reddine karar verilmiştir.
Kararın erkek vekili tarafından karşı dava reddedildiği halde aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine
yönelik olarak, kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi,
hükmedilen iştirak nafakalarının miktarı yönünden istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince;
erkek vekilinin 10.10.2022 tarihli dilekçesindeki talebinin İlk Derece Mahkemesince dilekçe arkasına
şerh düşülerek değerlendirildiği; erkek vekilinin talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
(6100 sayılı Kanun) 304 üncü maddesinde düzenlenen hükmün tashihine ilişkin olduğu, 6100 sayılı
Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen usul izlenerek talebin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesi
ve bu talep konusunda verilecek ek karar taraflara tebliğ edildikten sonra incelenmek üzere gönderilmesi
gerektiği gerekçesiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine, diğer hususların şimdilik
incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Geri çevirme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince erkek vekilinin tashih talebinin maddî hata
nedeniyle kabulü ile kadının reddedilen karşı davasında vekâlet ücretine yönelik ilgili hükümlerin
düzeltilmesine karar verilmiş, bu ek karara karşı da kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda
bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince esasa yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda; erkek vekilinin istinaf
başvurusu yönünden karar verilmesine yer olmadığına, kadın vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan
reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde; tarafların 2006 yılında evlendiklerini, bu evlilikten
ortak iki tane çocuklarının bulunduğunu, davalının hemşire olarak çalıştığını, müvekkilinin evlilik birliği
içerisinde bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalının aşırı derecede kıskanç olduğunu, hemen
her konuda müvekkilini sık boğaz ettiğini, asılsız söylemlerinin bulunduğunu, herkesle ilişkisi olduğuna
dair iftiralar attığını, bu iftiraları müvekkilinin çevresinde bulunan bulunmayan herkese anlattığını,
mesajlar attığını, mevcut evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğini, hakaretler ettiğini, aşağıladığını, bu
şekilde ailesine de anlatarak onları da inandırdığını, müvekkilini avmde gezerken bile gizlice kameraya
çekerek güven sarstığını, davalının Kıbrıs'ta geçirdikleri zaman içerisinde 14 ay kadar çalışmadığını,
lisans tamamlama adına devamlı ders çalıştığını, hafta sonları dahil hiçbir sosyal faaliyete zaman
ayırmadığını, çocuklara karşı annelik görevlerini yerine getirmediğini, bu görevleri müvekkilinin yerine
getirmek zorunda kaldığını, davalının 2020 şubat ayından bu zamana kadar müvekkilinin çalıştığı
ve bulunduğu yerlere gelmeyerek aile bütünlüğüne engel olduğunu, 2020 yılında tayininin Kayseri'ye
çıktığını fakat kadının gelmeyi kabul etmediğini, eşini ve çocuklarını her daim yalnız bıraktığını, tüm bu
nedenlerle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci
fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin babaya verilmesini, erkek lehine 1,00 TL
maddî ve 1,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği
yansıtmadığını, asılsız söylemlerinin bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın karşı yanın
müvekkiline ilgisizliğinden, sevgiye dair hiçbir çabasının bulunmadığından, eşine karşı evlilikteki
özensizliğinden kaynaklandığını, 14 yıldır susturulduğunu, müvekkilinin bu nedenle içine kapandığını,
müvekkilinin her eş kadar kıskançlığının bulunduğunu, aşırı kıskanç olmadığını, müvekkilinin
bütün sorumlulukları yerine getirdiğini, davacının müvekkilinin hamilelik döneminde dahi ilgisizliğini
sürdürdüğünü, davacının müvekkiline karşı psikolojik baskı, psikolojik şiddet, fiziksel şiddet uyguladığını,
Kıbrıs'ta yaşanılan süre içerisinde kadının çalışmadığından tüm yükü kadının üzerine bıraktığını, eviyle
ilgilenmediğini, yaşantısını işine göre dizayn ettiği, kalan zamanını da Kıbrıs'ın sosyal yaşantısına
ayak uydurmaya çalıştığını, alkole başladığını, bu dönemde psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, tehdit ve
mobingine uğradığını, ruh hastası ithamlarında bulunduğunu, erkeğin bir gün ben geçici görevle buradan
ayrılacağım sen de kendi haline bak dediğini, bu şekilde ayrıldıklarını, evlilik birliğinin sona ermesinde
davacı tarafın kusurlu olduğunu ileri sürerek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci
fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesini, ortak çocuklar
lehine aylık ayrı ayrı 2.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın lehine 1,00 TL maddî tazminat ve
1,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı ile; kadının aşırı kıskanç
olduğu, eşini başka kadınlara bakmakla suçladığı, çocuklara karşı yeterince ilgili davranmadığı,
çocuklarla erkeğin ilgilendiği, sürekli ders çalışmasını gerekçe göstererek eşiyle birlikte sosyal ortamlara
katılmayarak onu yalnız bıraktığı bu şekilde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evliliğin
devamında taraflar ve toplum yararına korunmaya değer bir menfaatin kalmadığı, evlilik birliğinin sona
ermesinde kadının tam kusurlu olduğu, kadın tanıklarının beyanlarının duyuma dayalı olduğu, ayrıca
bu tanıkların, tarafların Kıbrıs'ta yaşadıkları dönemden önceki döneme yönelik beyanda bulundukları,
bu nedenle beyanlarının hükme esas alınmayacağı, davalı tarafça iddialarını ispata yönelik başka
somut bir delil ibraz edilmediği, bu nedenlerle erkeğe atfedilecek bir kusurun ispat edilemediği
gerekçesiyle kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166
ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine,
baba ile aralarında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklar için aylık ayrı ayrı 1.000,00 TL tedbir ve iştirak
nafakasına, erkek lehine 1,00 TL maddî ve 1,00 TL manevî tazminata, asıl dava yönünden erkek lehine,
karşı dava yönünden kadın lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
2.Davacı-karşı davalı erkek vekili 10.10.2022 tarihli tashih talepli dilekçesinde; kabul edilen asıl
dava yönünden lehlerine doğru olarak vekâlet ücreti hükmedildiğini, kadının karşı davasının ise
reddedildiğini, karşı davanın hükmün açıklanmasında vekâlet ücreti kısmının ters yazıldığını, reddedilen
karşı dava yönünden kadın lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, bu hususun
düzeltilerek karşı davada da kendileri lehine vekâlet ücreti takdiri yapılması gerektiğini, bu nedenle
hükmün düzeltilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince talebin dilekçe arkasına şerh düşülerek
değerlendirildiği görülmüştür.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarih ve 2022/2280 Esas, 2022/2285 Karar sayılı kararı ile;
erkek vekilinin 10.10.2022 tarihli dilekçesindeki talebinin İlk Derece Mahkemesince dilekçe arkasına
şerh düşülerek değerlendirildiği, erkek vekilinin talebinin 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde
düzenlenen hükmün tashihine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen usul
izlenerek talebin usulüne uygun şekilde değerlendirilmesi ve bu talep konusunda verilecek ek karar
taraflara tebliğ edildikten sonra incelenmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine,
diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4.Bölge Adliye mahkemesinin geri çevirme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen
27.12.2022 tarihli tashih ek kararı ile; duruşmalı yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin 07.10.2022
tarihli kararının karşı dava yönünden reddedilmiş olmasına rağmen kadın yararına vekâlet ücretine
hükmedildiği anlaşılmakla kararın tashihine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "... karşı dava yönünden
B hükmünün 7 nolu bendinde maddi hata sonucunda yazılan "6100 sayılı HMK 329, 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu madde 169 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiren 9.200,00 TL. avukatlık ücretinin
davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" kararının hükümden çıkarılmasına, 7 nolu bendin "6100 sayılı
HMK 329, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 169 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiren
9.200,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE"..." şeklinde tashihine karar
verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına asıl kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri, ek
kararına karşı ise süresi içinde kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; karşı dava reddedildiği halde aleyhine vekâlet
ücreti hükmedilmesine ve lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesine yönelik olarak istinaf başvurusunda
bulunmuştur.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekili asıl karara yönelik istinaf dilekçesinde; sundukları evrak ve görseller
Mahkemece gerekçeye esas alınmadan hüküm kurulduğu, tanık ... ve ...'e sorulmasını istedikleri
soruların sorulmadığı, 18.01.2021 tarihli dilekçe ile TSK'ya müzekkere yazılması taleplerinin dikkate
alınmadığı, duyuma dayalı tanık beyanları esas alınarak haksız davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı
olduğu, karşı dava yönünden delilleri toplanmadan eksik inceleme ile red kararı verildiği, hükmedilen
iştirak nafakalarının düşük olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğinden kararın kaldırılmasını
belirterek kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, reddedilen davası ile iştirak nafakalarının
miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
3.Davalı-karşı davacı kadın vekili ek karara yönelik sunduğu 16.01.2023 tarihli istinaf dilekçesinde; ihdas
edilen tashih kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın istinaf yoluyla incelenmesini
talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince;
davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin Hukuk
Muhakemeleri Kanunu'na uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede
hata edilmediği, kusura ilişkin yapılan değerlendirmede ve açılan asıl boşanma davasının kabulüne
karşı boşanma davasının reddine karar verilmesinde, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen
eşin, çocukların bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma zorunluluğu bulunduğundan ortak
çocuklar yararına iştirak nafakasına hükmedilmesinde, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik
durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, ortak çocukların zorunlu ihtiyaçları ve
hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen nafakanın miktarında herhangi bir isabetsizlik
görülmediği, velâyete ilişkin sosyal inceleme raporu alındığı, alınan raporda ortak çocukların velâyetinin
anneye verilmesinin çocukların yararına olacağının belirtildiği görülmekle Mahkemece yapılan velâyet
ve kişisel ilişki düzenlemesi yerinde olduğu, Daire geri çevirme kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesi
tarafından reddedilen karşı dava yönünden hükmedilen vekâlet ücretinde gerekli tashih işlemini yaptığı,
İlk Derece Mahkemesince yapılan tashih işleminde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
kadının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
(1) inci alt bendi gereğince esastan reddine, Bölge Adliye mahkemesinin geri çevirme kararı sonrasında
İlk Derece Mahkemesi tarafından reddedilen karşı dava bakımından hükmedilen vekâlet ücretinde
gerekli tashih işlemi yapıldığından erkeğin istinaf başvurusu konusuz kalmakla bu konuda ise karar
verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili
temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesini tekrarla kusur
belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, reddedilen kendi davası, iştirak nafakalarının miktarı
yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davalarında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak
derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı,
geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulünün, kadının davasının ise
reddi kararının doğru olup olmadığı ve ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakalarının miktarı
noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci ve
371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci
fıkrası, 169 uncu maddesi, 182 nci, 327 nci, 328 inci ve 330 uncu maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile
uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat
kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin
aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca boşanma kararı
verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede
temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı-karşı davalı erkek tanıklarının
sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden
sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve
inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla erkeğin davasının da reddi gerekirken delillerin
takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup
bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen davası ve ve kusur belirlemesi yönlerinden
ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin kabul edilen davası ve kusur belirlemesi yönlerinden
BOZULMASINA,
3.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye
Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un
370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku