Yargıtay 2. HD · E. 2023/3565, K. 2024/923
Konu: Yoksulluk Nafakasi · Karar Tarihi: 15.02.2024
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Yoksulluk nafakası aylık irat yerine toptan da bağlanabilir; miktar hakkaniyetle belirlenmelidir.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/3565
Karar No: 2024/923
Karar Tarihi: 15.02.2024
2. Hukuk Dairesi 2023/3565 E. , 2024/923 K.
...
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1284 E., 2022/2041 K.
DAVA TARİHİ: 14.06.2018
KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2018/597 E., 2020/242 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince
davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında
hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz
şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle;erkeğin küçük meseleler karşısında aşırı öfkelendiğini,
küfürler ettiğini, kavga çıkarttığını, sürekli anne baba ve kardeşleriyle zaman geçirmek istediğini,
psikolojik baskı yaptığını, ortak konutu terk ederek ailesinin evine gittiğini, kadını ailesine ilgisizlikle
suçladığını, kendi ailesi arasındaki ilişkiyi evlilik birliğinin üstünde tuttuğunu beyan ederek 4721
sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince
boşanmalarına, aylık 3.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL
manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı erkek cevap dilekçesinde özetle; eşinin herşeye itiraz ettiğini, bağırıp çağırdığını, davacının
evde yemek yapmayı sevmediğini, agresif davranışları olduğunu beyan ederek boşanmalarına karar
verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı erkek vekili cevap dilekçesini ıslah etmek suretiyle sunduğu cevap dilekçesinde özetle;
davacının en ufak olaydan dahi tartışma, kavga çıkardığını, sürekli olmayacak şeyleri kendi kendine
sorun haline getirdiğini, eşinin ailesi ve arkadaşları ile görüşmesine karşı çıktığını,erkeğin ailesine her
gittiğinde olay çıkarttığını,eşini ailesinden dahi kıskandığını, hor gördüğünü, hakaretlerde bulunduğunu
beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların evlilik tarihinden yaklaşık
15 ay sonra boşanma davasının açıldığı, davalı erkek eşin davacı eşine karşı sık sık agresif ve
tahammülsüz tavırlar sergilemek, ortak konutu kısa sürelerle terk etmeyi alışkanlık haline getirmek ve
düğünde takılan ziynet eşyalarını eşinin rızası olmadan alıp kullanmak suretiyle gelişen olaylarda ağır
kusurlu davrandığı, davacı kadın eşin ise davalı erkek eşine karşı agresif ve tahammülsüz davranışları
nedeniyle yaşanan olaylarda az kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı
Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince
boşanmalarına, 40.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya
verilmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren davacı kadın lehine aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının
davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle 500,00 TL'ye
indirilmesine ve karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur tespiti, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar
yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile
istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkekten kaynaklanan eylemlerin
kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği, kadının manevî tazminat talebinin reddi gerektiği,
tarafların yaşı, evliliklerinin süresi ve ortak çocuklarının bulunmadığı da dikkate alındığında davacı kadın
lehine yoksulluk nafakasının süresiz olarak verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı erkeğin
tedbir nafakası, kusur tespiti ile maddî tazminata yönelik istinaf talebinin esastan reddine, manevî
tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının
manevî tazminata ve yoksulluk nafakasına ilişkin bentlerin bütünü ile kaldırılmasına, kadının manevî
tazminat talebinin reddine, davacı kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasının ilk derece mahkemesinin
karar tarihi (13.03.2020) itibarı ile aylık 500,00 TL'ye indirilmesine, boşanma kararının kesinleştiği
(22.03.2021) tarihten itibaren aylık 500,00 TL'den 2 yıllık toptan 12.000,00 TL toplu yoksuluk nafakasının
erkekten tahsili ile kadına ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili tarafından
temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili; kusur belirlemesi, manevî tazminatın reddi, nafaka miktarı ve toptan şekilde
ödenmesi yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında
düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma ve fer'ileri istemine
ilişkin davada taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan
vermeyecek nitelikteki geçimsizlikte erkekten kaynaklanan kusurlu davranışların kadının kişilik haklarına
saldırı niteliğinde olup olmadığı, kadın yararına toptan yoksulluk nafakası şartlarının somut olayda
gerçekleşip gerçekleşmediği, miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası
ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ıncı maddesinin birinci ve
ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 175 inci maddesi ve 176 ncı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile
uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat
kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki
paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik
koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının toptan olarak hükmedilmesi yerinde
ise de miktarının az olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü
maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi
gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı
gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının toptan olarak hükmedilen yoksulluk nafakasının
miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2. Davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi
kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci
maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku