Yargıtay 2. HD · E. 2023/2127, K. 2024/67
Konu: Eşit Kusur · Karar Tarihi: 10.01.2024
← Boşanma ve Aile Hukuku emsal kararlarına dön
Bu karara atıf yapılan sayfa: Boşanma ve Aile Hukuku
Karardan çıkan ilke: Eşit kusurda tazminat verilmez; fakat eşit kusurlu eş dahi yoksulluğa düşüyorsa yoksulluk nafakası isteyebilir.
Kararın Tam Metni
Daire: 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/2127
Karar No: 2024/67
Karar Tarihi: 10.01.2024
2. Hukuk Dairesi 2023/2127 E. , 2024/67 K.
...
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/2536 E., 2022/1875 K.
DAVA TARİHİ: 26.06.2019
KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2019/494 E., 2020/272 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun
kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm
kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... kadın vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve
diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA
... kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, davacıyı sürekli evinden kovduğunu, davacıya küfür
ve hakaretler ettiğini, davacının ailesinin kızını gelip aldığını, davalının daha sonrasında ısrarı üzerine
davacının eve geri döndüğünü, davalının sık sık eve içkili olarak geç saatlerde geldiğini, daha sonra
arkadaşları ile Batum'a seyahate giderek Batum'da bir haftaya yakın kaldığını ve başka bir kadınla birlikte
olduğunu, bu birlikteliği süresinde samimi fotoğraflar çekildiğini, bu fotoğrafları davacının davalının
telefonunda görmesi üzerine evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğini, davalının bunun gibi bir çok
güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu,belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı
Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle
tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuklar
lehine 600,00 TL iştirak nafakasına, davacı eş lehine 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL
manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; tarafların üniversite döneminde
tanıştığını, davalının hala Maltepe Üniversitesi'nde öğrenci olduğunu, davacının 2019 yılında mezun
olduğunu, davacının evlilik birliği içerisinde yabancı bir erkekle samimi görüşmeler yaptığını, davalıdan
telefonunu sakladığını, davalının bu durumdan şüphelendiğini ve davacıdan telefonunu istediğini,
davacının telefonu vermediğini, davalıya bağırmaya başladığını, davalının o esnada telefonu davacıdan
aldığını, davacının İlke ismi ile kaydettiği bir erkek ile gizli gizli görüştüğünü fark ettiğini, davacının
sonrasında sadakatsiz davranışını itiraf ettiğini, görüştüğü kişiye de evli olduğunu söylemediğini,
davacının bu kişi ile oyunda tanıştığını ve telefon numarasını istediğini, daha sonra davacının ailesinin
davacı ve çocukları alarak evden ayrıldıklarını, davacının çocukları davalıya göstermediğini, küfür ve
hakaretler ettiğini, evlilik birliği içesinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini belirterek
asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların
boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin davalı tarafa verilmesine, ortak çocuklar lehine 500,00 TL
iştirak nafakasına, erkek lehine 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla her iki tarafın da kusurlu olduğu,
şiddetli geçimsizliğe sebebiyet verecek hakaretamiz aşağılayıcı söz ve davranışlarda bulundukları,
sürekli ve sık sık tartıştıkları, her iki tarafın da güven sarsıcı davranışta bulunduğu, davacı-karşı davalının
başka bir erkek ile sosyal medya yolu ile güven sarsıcı görüşme ve konuşmalar yaptığı, davalı karşı
davacının da bir bayanın uygunsuz resimlerini sosyal medyada paylaştığı ve güven sarsıcı davranışlarda
bulunduğu,iki tarafın da eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen boşanma davalarının kabulü ile
evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuklar 2015 doğumlu
ikizler Buğlem ile Eslem'in velâyetlerinin davacı-karşı davalı anneye verilmesine, baba ile çocuklar
arasında kişisel ilişki tesisine, 05.11.2019 tarihli ara kararı ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere Buğlem lehine hükmolunan aylık 250,00 TL, Eslem lehine hükmolunan aylık 250,00 TL tedbir
nafakalarının kararın kesinleşmesine kadar devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren Buğlem lehine
aylık 400,00 TL, Eslem lehine aylık 400,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine, davacı-karşı davalı
lehine hükmolunan aylık 250,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, kararın
kesinleşmesinden itibaren aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına, tarafların manevî tazminat talebinin
ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili istinaf
başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; davacı-karşı davalının tam kusurlu olduğunu, sadakat
yükümlülüğüne aykırı davrandığını, yabancı bir erkekle samimi görüşmeler yaptığını, evliliğin son
zamanlarında değiştiğini, ev ile ilgilenmediğini, kadının delil olarak bildirmediği fotoğraflarla erkeğe
kusur atfedildiğini, bayanın fotoğrafının paylaşıldığı iddiasına dayanılmadığını, tanıkların duyuma dayalı
beyanda bulunduklarınını belirterek kadının davasının kabulü, kusur tespiti, velâyet, davacı-karşı davalı
lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile davalı-karşı davacının manevî tazminat talebinin reddi
kararı yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-davalıya yüklenen kusurlu
davranışların istinaf edilmeyerek kesinlik kazandığı, davalı-davacının bir bayanın uygunsuz resimlerini
sosyal medyada paylaştığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu iddia edilmiş ise de bu iddia
dilekçeler teatisi aşamasında ileri sürülmediği gibi sunulan fotoğrafların da delil olarak belirtilmediği,
davalı-davacının kusur tespitine ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi
kararının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-davalının ağır, davalı-davacının az kusurlu
olduğu şeklinde düzeltilmesine, ... kadının dilekçeler teatisi aşamasında yoksulluk nafakası talebinde
bulunmadığı halde lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı-davalının
belirtilen kusurlu davranışları nedeniyle davalı-davacının kişilik hakları ihlal edildiğinden davalı-davacının
manevî tazminat talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, belirtilerek bu
yönlere ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmının
kaldırılmasına, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilik süresi, yaşları ve tazminata esas fiillerin
niteliği dikkate alınarak davalı-davacı lehine 8.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası
talebinin reddine, sair istinaf esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... kadın vekili temyiz
isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
... kadın vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin sadakatsiz olduğunu belirterek kusur belirlemesi, erkek
lehine hükmedilen manevî tazminat ve reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz kanun
yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; tarafların açılan karşılıklı boşanma davasında; kusur tespiti, delillerin takdirinde hata edilip
edilmediği, tazminatlar, nafakalar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile
370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesinin ikinci
fıkrası, 175 inci ve 176 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile
uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat
kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ... kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların
kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine
hakaret eden erkeğin az; eşine hakaret eden ve güven sarsıcı davranışta bulunan kadının ağır kusurlu
olduğu kabul edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve
gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, erkeğin de güven sarsıcı davranışta bulunduğu,kadının dava
dilekçesinde bu vakıaya açıkça dayandığı,buna dair fotoğraflarının olduğunu söylediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda, eşine hakaret eden ve güven sarsıcı
davranışta bulunan erkek ile eşine hakaret eden ve güven sarsıcı davranışta bulunan kadın eşit kusurlu
olup yanılgılı değerlendirme sonucu kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru
görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda
eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata
hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya
diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince kadının erkeğe nazaran
ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına manevî tazminata
hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru
daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mâli gücü oranında süresiz olarak nafaka
isteyebilir. Yukarıda açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ... kadının, davalı-davacı
erkeğe nazaran kusurunun daha ağır olmadığı, geliri ve malvarlığı bulunmadığından boşanmakla
yoksulluğa düşeceği anlaşılmıştır. 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi koşulları somut olayda ... kadın
yararına gerçekleşmiştir. O halde, ... kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilecek
yerde, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı
gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen
manevî tazminat ve kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi yönlerinden ... kadın yararına
BOZULMASINA,
2.... kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının
bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak ve bilgilendirme: Bu karar metni, kamuya açık Yargıtay içtihadı olup yalnızca hukuki bilgilendirme amacıyla yayımlanmıştır. Karar metnindeki taraf bilgileri ilgili resmî yayında anonimleştirilmiştir. Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları bulunur; somut dosyanız için bir avukata danışmanızı öneririz. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 gereği gizlidir.
Boşanma ve Aile Hukuku Alanında Diğer Emsal Kararlar
- Yargıtay 2. HD · E. 2016/15771, K. 2017/1737 — Ortak Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/10661, K. 2023/1557 — Velayet
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/11495, K. 2023/2440 — Kusur & Tazminat
- Yargıtay 2. HD · E. 2022/6157, K. 2023/2245 — Tazminat Miktari
Benzer bir hukuki süreçle mi karşı karşıyasınız?
Bu karar yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları vardır. Sürecin nasıl işlediği hakkında genel bilgi için Boşanma ve Aile Hukuku sayfamızı inceleyebilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Boşanma ve Aile Hukuku